Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27 °C
Mevzi Sağanak

15 Temmuz ve Kahraman Ordumuz

15.07.2019
315
A+
A-
15 Temmuz ve Kahraman Ordumuz

Es-Selamü Aleykum, sevgili okurlar,

Anayasamızın birinci maddesi

Türkiye Devleti bir “Cumhuriyet” tir.

Yani devletimizi yönetecek olan biziz. Bizim seçtiğimiz milletvekilleri ve başkan tarafından devlet yönetilir. Bunun haricinde hiçbir yol ve yöntemi kabul etmiyoruz.

Türkiye artık kendinden büyük hale geldi. Hem devlet olarak hem de özel kuruluşlarca nerede mazlum varsa biz oradayız.

Gavurun oğlu dünyaya, özellikle orta doğuya şekil vermek için kan-ter içinde uğraşıyor. Hatta kendi zaman planlamasına göre çok geride kaldı.

-Niye?

– Biz Çılgın Türkler yüzünden.

Türkiye’yi istedikleri kıvama getiremediler. Bunlar yüzünden değişik yollar denediler. Gezi olayları bile bunun bir parçasıdır. En sonunda 1984 yılından beri ordu içinde uyuttukları hücreleri kullanmaya karar verdiler. Son çareleriydi.

TSK’yı kullanarak bu milletin evlatlarını gavura hizmet ettirmeye çalıştılar. Birçok vatan evladını 15 Temmuz 2016 gecesi “tatbikat var” diyerek kışla dışına çıkardılar.

Ama hesap ettikler şey “Bu millet, ordusundan korkar. Bir darbe olsa, caminin yanındaki imam bile ezan okumaya korkar.”

Hesap edemedikleri iki şey :

1. Köprünün altından çok sular aktı. Bu millet artık darbelerden yılmış. Milli iradeyi gavura bırakmak istemeyen bir millet.

2. TSK hala tam ele geçirilememişti. Bir kaç kritik makamı tutmuşlar. Ordunun geri kalanı göz ardı etmek istediler. (Yani acele ettiler.) Çünkü Fırat Kalkanı Harekatını engellemek istediler. Zaten kal göz arasında Musul’a gidip ordumuz yerleşti. Bir de Fırat’ın batısında Türkiye’nin ordusunu istemiyorlardı.

İşte bu ikinci madde hep unutuluyor. Sanki “Ordu darbe yaptı. Vatandaş da bu darbeye karşı geldi. Askerler de korktu kışlaya gittiler.” Halbuki darbeciler bir kaç uçak, bir kaç helikopter, bir kaç tank ve bir kaç timden başka hiçbir şey kullanamadı. Dışarıya çıkan birliklerin çoğu gerçeği anlayınca kışlası a döndü. Güçleri yettiği kadar, vaziyeti oldu bittiye getirip, hükümeti devireceklerdi. Güçleri ancak buna yetiyordu.

Yoksa ordumuz Allah’a (c.c.) şükür hala bu milletin emrinde.

Valiliğe haber veren astsubay oldu.

Darbecilerle çatışan albayların oldu.

Darbecilerin emrini dinlemeyip asker çıkarmayan komutanlar oldu.

Polise takviye güç veren birlikler oldu.

15 Temmuz’un sembol ismi Ömer Halisdemir dahi zaten bir askerdi.

Yoksa ordu darbeci olsaydı memleket Mısır’a dönerdi.

Mısır’a darbeye halk çok direndi. Hatta bizim 15 Temmuz dan daha direnmişti. Onların ordusu darbeci olduğu için Mısırlılara çok zalimaane davrandılar. Mısırlılar da direnmeyi bıraktı.

Venezuela ‘da darbe oldu. Hugo Chavez hapse atıldı. Ancak Venezuela ordusu da darbeci olmadığından, Venezuela halkı başardı.

Ordumuz milletinin hala emrinde olduğunu Fırat Kalkanı Harekatında gösterdi.

O yıpranmış halinde Gaziantep’e atılan füzelerin hesabını gidip sordu. 12 yaşında çocuğu canlı bomba yapıp düğüne saldıranlara intikam aldı. Ordumuzun en kötü hali bu. Daha en iyi halini gören dünya üzerinde kimse yok. Tarihte kazandığımız zaferler bile en iyi halimizle değildi.

Allah’a şükür ordumuz TSK hala bu milletin emrindedir. Gönlünde imanı elimde silahı oldukça yıkıldığı yerden hep kalkmıştır. Hala da ayaktadır.

( Altı vatandaşımızı tutuklayıp, birşey yaptığını zanneden Libya’daki Hafter’e sorabilirsiniz. Bordo bereliler ile SAT ların bot sesi ile hepsini serbest bıraktı.)

Gelelim birinci maddeye: Ne garip bir milletiz. Boşta kalınca birbirimizi yerken ortak düşmanı görünce birlik bütünlük timsali kesildik.

Tekkedeki Derviş ten, meyhanedeki berduşa kadar,

Sakallı hacısından şortlu kızına kadar,

Sokaktaki yosmasından, evindeki hanımına kadar,

Evli Nikahlısından, dost sevgilisine kadar,

Malı bol patronundan, bileği güçlü işçisine kadar,

Muhafazakar sağcısından, liberal solcusuna kadar,

Birçok zıtlığı içinde barındıran böyle bir millet daha yok herhalde.

Bazen düşünüyorum da darbeciler başarılı olsaydı bu deli milletle nasıl baş edeceklerdi? Mısırlılar kadar erken direnmeyi bırakma(z)dık değil mi?

Mustafa Erol
Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.