Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15 °C
Parçalı Bulutlu

Aman ya Rabbi! Araplaşıyoruz.

Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
28.02.2019
261
A+
A-

Es-Selamü Aleyküm, sevgili okurlar.

Müslüman bir toplum içerisinde yaşıyoruz. Yaşadığımız toplum içerisinde de birçok İslam şiarı görüyoruz. Yani İslam işaretleri.

Gördüğümüz bu İslam işaretlerini birileri kendi aklı almadığı için Arap adeti olarak nitelemektedir.

Mesala: Sarık ve şalvar giymiş birini görse, hemen Müslüman olacak diye Araplaşmış bir insan görmeye çalışanlar var.

Sarık, bir Arap adeti olsaydı şimdiki Araplar da kullanırdı. Ancak Araplar geleneksel olarak, başlarını özel bir bant ile tutturulmuş şal ile örtüyorlar. Üstelik sarık birçok peygamber tarafından kullanılmış basit ve etkin yalıtım sağlayan bir baş kıyafetidir. Yani birçok peygamberin olduğu gibi bizim Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.) ‘in de sünnetidir. Bu konuda şu kültür olabilir. Her Müslüman toplumun kendisine has camisi olduğu gibi her Müslüman toplumun da kendisine has sarığı olabilir.

Şalvar da Araplardan kalma bir kıyafet değildir. Arapların geleneksel kıyafeti entari tipi omuzdan ayağa kadar örten genişçe gömlektir. Çöl ortamında serinlik etkisi verecektir. Dini inanç gereği vücudu belli etmeyen kıyafet ihtiyacından ortaya çıkmıştır. Kültüre göre de değişiklik gösterebilir. Adana şalvarı, Adıyaman şalvarı gibi…

Gerçi az önce bahsettiğim konular en basit şekli ve en masum sataşmalar.

İslam dininin esasları pek yakında sanki Arap adetiymiş gibi insanlara sunulacak. Zaten başladılar.

Namaza dahi Cahiliye dönemi Arap adeti diyenler var. bu adamların ne saçmaladığını şöyle izah edeyim; (Kibarlığımı bozdum. Özür dilerim.)

Öncelikle namaz; Adem Baba’dan beri gelen, ALLAH’ın (C.C.) insan yaradılışına dahil ettiği büyük bir ibadettir. Bazı bozulmuş veya batıl dinlerde de hala varlığını sürdüren bir hak kırıntısıdır. Ama ilk ve son hak din olan İslam’a namaz, kemale ermiş şekli ile emredilmiştir.

Arap adeti diyenlere bir iki örnek vereyim;

Yahudi mezhebi olan Samiriler, Hristiyan mezhebi olan Süryaniler, Kore’de namaz kılan Budistler var. Bu toplumlar günümüzde yaşıyor ve bu ibadeti yapıyorlar. Arap adeti mi namaz? Yahudi adeti mi, Hristiyan adeti mi, Budist adeti mi? Arap adeti olmadığına delillerim bunlardır.

Vakti ile Kızıl Elma fikrini methettim diye, Araplaşmakla itham edilmiştim. Yahu Kızıl Elma özbe öz Türk-İslam fikridir. Dünyaya adaleti getirip zulmü bitirme arzusudur. Kaynağı da Kur’an-ı Kerimdir.  Eski düğünlerde, düğün evine bayrak asılır ve bayrağın direğine de kızıl elma saplanırdı. Yeni nesillerin neye hizmet etmesi gerektiğinin sembolü idi. Günümüz Araplarda bu fikri taşıyabilecek pek kimse yok. Birileri Kızıl Elma fikrimizi bile Arap adeti gibi gösterip ALLAH’ın dinine hizmetten vaz geçirmeye çalışıyor demek ki.

Bu fitneciler bu savunmalarıma da yarın bir kulp bulur, fitneye devam ederler.

Kafa karışınca geleneksel İslam inancına sarılınız. İslama yeni bir şey katacağım diye ortalığa pislik saçanlar ile İslam esaslarına saldıranlardan uzak durunuz.

Hayır dualarınızı esirgemeyiniz.

Mustafa Erol

islamievlilik.net

YAZARIN SON YAZILARI
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.