Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Az Bulutlu

Ben Nasıl İbadete Yöneldim ?

Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
09.02.2019
108
A+
A-

Es-Selamü Aleyküm sevgili okurlar.

Liseden mezun olacağım yaz mevsimiydi. 1995 yılı Haziran ayının bir cuma günü, cuma namazına gitmiştim.

İlk sünneti kıldıktan sora hoca hutbeye çıktı. dualarını ettikten sonra sahabe döneminden bir kıssa anlattı: “Sahabeden bir delikanlının babası ölmüş. Bunun haberini alan Sahabi hemen evine gider. Ancak o zamanın şartları işte. Yetişinceye kadar cenaze kefenlenmiştir. Babasını son bir kez görmek istese de etrafındakiler müsaade etmez. Kendisini tutarlar. Daha fazla zorlar ve kendisini zaptetmeye çalışanlardan kurtulup kefeni açar. Yüzünü görür. Delikanlının yıkıldığı an o andır. Babasının yüzü kapkara.

Derin bir boşluğa düşer. Hemen Peygamber efendimize gider; bu halin ne demek olduğunu sorar.

Resulullah babası hakkında biraz bilgi ister. “Nasıl biriydi?” diye sorar.

Sahabi “Çok iyi bir insandı. Kimseye zararı olmazdı. Herkes ondan memnundu.” diye cevap verdi.

Ben de içimden düşünüyorum; “Mustafa, aynı senin gibiymiş.” diye

Hoca hutbede anlatmaya devam ediyordu:”Ancak bir türlü namaz kılmazdı. Başı secdeye gelmezdi.”

Kendime hitap ederek benim kafamdaki düşünce tekrarladı: “Mustafa, aynı senin gibiymiş.” İşte o an benim yıkıldığım an oldu. Zaten hutbenin geri kalanını hiç hatırlamıyorum.

Camide kendim derin bir boşluğa düşmüş gibi hissettim. Allah sizi inandırsın deprem varmış gibi yer sallanıyordu bana. Etrafımdaki insanlara bakarak ortamın normal olduğunu anladım.

Hayatıma ibadetsiz şekilde devam edersem benimde yüzüm kapkara olacak ve mahşerde Allah’ın huzuruna bu utanç ile çıkacağım endişesi başladı ben de. O utanç halimle o cuma namazını kıldım ve devam ettim. Ben namazı bıraksam da artık namaz beni bırakmadı. Elhamdülillah.

Hayır dualarınızı esirgemeyiniz.

Mustafa Erol

islamievlilik.net

ETİKETLER: , , , , ,
YAZARIN SON YAZILARI
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.