Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23 °C
Rüzgarlı

Boşnaklara Gelen Bela: Çetnik Katliamı

16.06.2019
181
A+
A-
Boşnaklara Gelen Bela: Çetnik Katliamı

Es-Selamü Aleyküm, sevgili okurlar,

“ALLAH intikamını kul eliyle alır. İlmi hali bilmeyenler kul yaptı sanır.”

Tarihe Sırp katliamı diye kaydedildi ancak başlığı bilerek öyle yazdım. Yazının ileri yerlerinde açıkladım.

Şimdiki gençlik pek bilmez. Avrupa’nın ortasında Yugoslavya diye bir ülke vardı. Birileri Avrupa’yı yeniden dizayn ederken bu devlet bölündü. Şu devletler ortaya çıktı: Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Karadağ, Sırbistan, Makedonya, Kosova.

İslam üzerine yaşayan Bosna-Hersek halkına Boşnak deniyordu. Boşnaklar Türklere karşı çok vefalıdır. Müslüman kimliklerine de hep bağlı kaldılar. Avrupa’nın ortasında kültürel bozulmaları oldu fakat her zaman kendilerini Müslüman olarak tanımladılar. (Türkiye’deki kendi ayyaş ve hovardalarımızdan pay biçelim.)

Bu olaylar 1991-1992 döneminde olmuştu.

Avrupa’daki Katolik Hristiyanlık bu konudan çok rahatsız oldu. Yok yok resmen krize girdi. Fransa’daki resmi bir kişiden gönderilen bir mektupta şöyle yazıyordu: “Avrupa’nın ortasında Müslüman bir ülke istemiyoruz.”

Öncelikle kısa bir süre Hırvatlar tarafından bir katliam başladı. Hırvatlar bu hatadan çabuk döndü. Daha sonra Sırplar katliama devam etti. 1995’e kadar bu kalleş saaaş devam etti. Boşnakları gizlice silahlanmaya başardı ve Sırplara karşı koymayı başardılar.

Sırplar ölmeye başlayınca Birleşmiş Milletler Bosna-Hersek ‘e girip barış sağlamaya geldiler. Daha sonra Sırplar Birleşmiş Milletler korumasında birçok Boşnak’ı katletti.(Ayrıntıları yazmak için burası yeterli değil.)

Sırplar ile Boşnaklar arasında hiçbir sorun yokken bu olayı kim yaptı dersiniz: Bir Sırp grubu olan Çetnikler eliyle Avrupa bu katliamı yapmıştır. Çetnikler Sırplara bile sıkıntı veren bir grup olarak bilinir. Hatta Boşnakların yanında omuz omuza savaşan Sırplar bile olmuştu.

Böylece Sırplar ve Müslümanlar arasında -hiç olmaması gereken-derin bir yara oluşmuştur.

Şimdi gelelim BAM teline.

Dediğim gibi Boşnaklar Avrupa’nın ortasında kültürel bozulma yaşadılar. Bu bozulma Müslüman kimliğine zarar verecek kadar olmuştu. İbadet aksatmaları, içki, zina saygın hale gelmişti. Bu haramlar günahtır.

Ancak İslam dininde bazı haramlar günahtan daha ağırdır. Doğrudan dinden çıkarır. Mesela Müslüman bir kadının gayri Müslim bir erkekle evlenmesi. Buna razı olan ana baba da dinden çıkar. Hüküm budur.

Boşnak ve Sırp evliliği çok saygın olduğu gibi bunların neredeyse yarısı Müslüman kadın ile Hristiyan erkek arasında idi.

Allah’ın razı olmayacağı bu tutumlardan dolayı katliam belasına maruz kaldılar. Bu ise sadece bir yönü. Geri kalanı siz araştırınız.

Ben burada Boşnaklara düşmanlık olsun diye yazmadım, ibret olsun diye anlattım. Gerisi bize kalmış.

Görüldüğü gibi Allah intikamını kul eliyle aldı.

Bu durumda bizim Boşnaklara tutumunuz nasıl olacak?

Öncelikle, hangi dinden olursa olsun, mazluma sahip çıkacağız.

İkinci olarak, bir Müslüman ne kadar hatalı da olsa Müslümandır. Din kardeşimize de sahip çıkacağız.

Zaten, katliam sırasında “Boşnakları öldürün” demediler; Müslüman oldukları için “Türkleri öldürün” dediler. Manevi olarak o kurşunlar Müslüman Türk milletine sıkılmıştır.

Şu anda tüm Müslümanlar gibi Boşnaklar da şöyle bir tehlike altındalar: İslam inancını yozlaştırarak, unutturarak Müslümanları yok etmek. Çünkü Bosna savaşında yapılan unutturma faaliyetlerinden biri de bu yazıya eklediğimiz resimdeki Mostar köprüsünün bombalarla yıkılmasıdır. Osmanlı döneminin eseri olmaktan başka hiçbir özelliği yoktu. Etrafta başka köprüler de vardı. Stratejik bir yönü de yoktu. Yani amaç sadece geçmişten gelen kimliği yok edip unutturmak.

Olayı özetle anlattım.

Ötüken kitabelerinde de yazdığı gibi:

“Ey Türk titre ve kendine dön.”

İnşAllah ibret alırız.

Hayır dualarınızı esirgemeyin.

Mustafa Erol

islamievlilik.net

Mustafa Erol
Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.