Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23 °C
Rüzgarlı

Cemaatler Tehlikesi

Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
10.03.2019
214
A+
A-

Es-Selamü Aleyküm, sevgili okurlar.

Daha önceki yazılarımda İslam ve Devlet ilişkisi ile Ehli Sünnet esaslarından çıkmış cemaatlerden bahsetmiştim. Şimdi değineceğim konu memleketimizin geleceği ile alakalı.

ALLAH’a (c.c.) iyi kötü giden devletimiz var. Bu devletimiz ise bir çok kereler dış güçlerin ele geçirmeye çalıştığı bir hedef haline geldi. Sayısız denemeleri oldu. Ancak bir şekilde bu tehlikeler atlatılmış değil. Hala saldırmaya devam edecekler.

Memleketimizin başına yeni bir bela geliyor. Yeni akımlar ortaya çıkaran bazı hoca etiketli adamlar var. Bu adamlar giderek cemaat haline geliyor. Bu çakma cemaatler birkaç sene sonra iyice büyüyünce kendi aralarındaki ihtilaflardan dolayı çatışma çıkaracak. Bu çatışmaların bitmesi için uğraşacak olan devletin gücünü emecekler. O zaman devletimiz bu dertler ile uğraşırken dışarıdan gelecek saldırılara karşı daha hassas olacak. Daha kötüsü İslam anlayışı çeşitli şekillerde bozulmuş bir çok genç başı bozuk vaziyette kalacak. Devletimizin ve vatanın düşeceği zor durumun sebebini hep başkasında arayacaklar. Çünkü kendi kafasına göre doğruyu o yapmıştır. Kendince hala da doğruyu yapıyor olacak.

Örnek isterseniz; Suriye’deki gibi her grup kendi bayrağını bir yere diker. Çünkü, Türkmenlere bakılmaz, Nusayriler yönetimi bırakmaz, Kürtler’e kimlik verilmez, Sünniler çoğunlukta kalır ama söz hakları yoktur. Bu bu sebeplerle kendi aralarında birlik bozuldu. İnsanlar da kendi fikrine yakın olan gruplara girdi. Her grup da eline silah aldı. Memleket darma dağın oldu. Şimdi dilenmeye bile vatanları kalmadı.

Mealcilik, mezhepsizlik, felsefecilik gibi yaklaşımlarla bu çakma cemaatleşmelere bir kaç ipucu vereyim.

-Ademin babası vardı.

-Öyle bir hava estiriyorlar ki, sanki biz Roma’yı fethe gidiyoruz.

-Ben Kuran’dan başkasına bakmam.

-ALLAH gaybı bilmez.

-İnsanın da evrim geçirmiş olması Kuran-ı Kerim ile çelişen durum değildir.

-Ben kabir azabına inanmıyorum.

Bunlar birer örnektir.

Yukarıda bahsettiğim gibi; bu fikirleri taşıyan gruplarla oluşmaya başlayan yapılar zaman içinde milleti imandan edecekler de en büyük korkum odur.

Hayır dualarınızı esirgemeyiniz.

Mustafa Erol

islamievlilik.net

YAZARIN SON YAZILARI
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.