Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18 °C
Gök Gürültülü

CORONA VİRÜSÜ HAKKINDA

28.01.2020
266
A+
A-
CORONA VİRÜSÜ HAKKINDA

Corona Virüsü Kıyamet Alameti mi?

Dünya sağlığını ilgilendiren bu salgının arka planında bize acaba kıyamet mi yaklaşıyor düşüncelerini de beraberinde getirdiği doğrudur. Nitekim, dünya sağlığını ilgilendiren geçmişteki bazı hastalıklara, bazı durumlara kısaca biz göz atalım isterseniz.

Deli Dana Hastalığı:

Deli dana hastalığı büyükbaş hayvanlarda özellikle de ineklerde  görülen ve ölüme netice veren hastalıktır. Bu hastalık beynin süngerlenmesine sebep olur. İngiltere’de sığırlarda görülmüştür. Hastalık mikrobik ajanlardan çok farklı cansız bir maddeyle oluşmaktadır. Kuluçka dönemi biraz uzundur. Belirtiler başladığında yürüme bozukluğu ve  beyin işlemlerinde bozukluk ve ölümle sonuçlanmaktadır.

Kuş Gribi:

Halk arasında tavuk vebası olarak da bilinir. Kuş gribi virüslerinin neden olduğu ve kuşlardan geçen bir hastalık olarak bilinmektedir.

Domuz Gribi:

Korkulan virüs olan H1N1 virüsü, domuz gribi virüsünün diğer ismidir. Bağışıklığı zayıf insanları yakalayan hastalık, sağlıklı bünyelerde tehdit etme olasılığı daha az


Çin Halk Cumhuriyeti’ bin beslenme alışkanlıklarını bilmeyen kalmamıştır diye düşünüyorum. Zira her türlü necis, pislik yiyen bir toplumda bu tür bir hastalığın ortaya çıkması açıkçası beni çok şaşırtmadı diyebilirim.  Zira ben buna biraz farklı açıdan bakmaktayım. Şöyle ki,

Bir toplumda intihar eden bir birey varsa, örneğin mahallenizden birisi intihar etmişse, bunda bence herkesin sorumluluğu vardır. Başta en yakınlarının, komşularının, mahalle sakinlerinin, aynı şehirde yaşayanların, aynı ülkede yaşayanların vs vs…. diye uzatabilirsiniz. Mevzudan uzak olmak sorumluluğunuzun yükünü azaltsa da tamamen ortadan kaldırmayacağı kanaatindeyim. Çünkü her intiharın psikolojik boyutu olduğu kadar sosyolojik boyutuda vardır. Herkes “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” ana düşüncesi ile hareket etse belkide o intiharlar, yada ekonomik duruma özgü bunalımlar gerçekleşmeyecekti. Bu sorumlukluk ciddiye alınması gereken bir sorumluluk olup, hassas davranmak gerekir.

Gelelim Çin mevzusuna, Gün Halk Cumhuriyeti çoğu anlamda bozuk toplum, Bu bozuk toplumlun bozuk alışkanlıklarından kaynaklanan/kaynaklandığı düşünülen durumlardan dolayı dünyayı tehdit eden corona virüsü ile karşı karşıyayız. Belki bu mevzu da daha önce ortaya çıkan, deli dana hastalığı gibi, kuş giribi, domuz gribi gibi geçici bir şey olarak tarihin sayfalarındaki yerini alıp konu kapanıp gidecek, belkide tam tersi olacak. Bu virüsün laboratuvar ortamında kasıtlı olarak üretilmediğini farz edersek, o zaman bozuk bu toplum olan Çin’in bu kadar kötü beslenme alışkanlıklarına sahip olmasında, bütün dünyanın gözü önünde köpek, yılan, hatta cenin yiyen bir toplum varken dünya toplumlarının sorumlulukları yok muydu? Birileri çıkıpta “siz böyle pislik bir şekilde beslendiğiniz sürece dünya toplum sağlığını da tehdit ediyorsunuz.” Diyemedi.  O yüzden her felakette fiilin müsebbipi kadar arka planında buna ses çıkarmayan bir kitle olduğunu da unutmamak lazım.

EĞER BU BİR KOMPLO İSE

Hiç düşünmek istemediğim bir diğer olasılık, bu bir komplo ise o zaman işte Allah her zamankinden daha çok yardımcımız olsun. Çin’ in tarih boyunca olan yayılmacı politikası farklı bir şekilde ilerliyor demektir. Ekonomik anlamda zaten dünya piyasasına hükmeden Çin, bu virüsü dünyaya yayarak insan neslinin kırılmasını, azalan nüfusun ardından yeni bir dünya düzenimi inşa etmeye çalışmakta. Eğer bu senaryo gerçek ise o zaman planları istediği gibi gitmedi, Virüs önce kendi ülkesine sıçradı. Pek çoğumuzun da hoşuna gitti. Uygur Türklerine şöyle yapıyordu, böyle yapıyordu iyi oldu falan filan diye. Çinliler ölüyor diye sevinemeyiz. Zira virüs sadece Çinlileri değil tüm insanlığı etkiliyor. Yarın bir gün senin ülkene sıçramayacağının garantisi yok. Allahın hikmetinden sual olmaz, musibetlere sevinmek biz müslümana yakışmaz, Uygur Türklerine tabiki üzüldük, üzülmeye de devam edeceğiz, Fakat bu corona virüsü Allah’ ın Çin’lilere cezası mı? yoksa başka bir şey mi bilemeyiz. Bize düşen dua etmektir.

Peygamber efendimiz beddua eder miydi?
Hz. Muhammed (S.A.V), diğer bazı Peygamberler gibi kavimlerine genel bir beddua etmemiştir. Ancak  muayyen günahları işleyenleri lanetlemiştir.

Özellikle insanlığın başına gelebilecek felaketlere sevinmeyelim, Allahın hikmeti hayra vesile olsun, her türlü şer ve kötülük bizden, ailemizden, çevremizden, müslümanlardan uzak olsun diye dua edelim.

Corona virüsünün dünyamızı ve insanlığı tehdit etmemesi dileklerimle.

Allaha emanet olun.

Selam ve. dua ile ………

 

 

Okan YALÇIN
Okan YALÇIN
Bu sitenin kurucusuyum. Site konseptine uygun içerikler haricinde, hayata dair, şahsıma münhasır, makale, deneme, hikaye, kıssadan hisse, şiir vb. gibi paylaşımlarla aranızdayım.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.