Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18 °C
Parçalı Bulutlu

Devlet Aklı: Attila, Selahaddin, Abdülhamid

02.02.2021
111
A+
A-
Devlet Aklı: Attila, Selahaddin, Abdülhamid

Es-Selamü Aleyküm, sevgili okurlar,

Her devlet ülke üzerine kurulur. Bu ülkelerde yaşayan insanlar ise, o devletlerin vatandaşlarıdır.

Her devletin kendine özgü yönetim şekli kültürlerine göre şekillenir. Tarih boyunca ise değişik yönetim şekilleri uygulanmıştır. Bu yönetim şekilleri devlet mekanizmasının işleyişinin en temel özelliğidir. Fakat yeterli değildir.

Neden?

Çünkü, devletler ev ekonomisi gibi idare edilmezler.

Ev idaresi, kısa vadede bir ailenin geçimini sağlamasıdır. Orta vadede çocukların eğitimidir. Uzun vadede ise çocukların iş kurmasına destek olmak ve evlenmesini sağlamaktır. İmkanı olan varsa torunlarına bile birşeyler bırakmak için uğraşır.

Devlet idaresi ise 150-200 yıl belki 300 yıl sonrasını bile hesap edecek şekilde idare edilir.

Bu kadar uzun vadeli planlar bir insan ömründen çok uzundur. Demokratik ülkelerde hükümetler ortalama 10 yılda değişiyor. Krallıklarda ise ortalama 20 yılda bir kral değişir. Diktatörlüklerde ise 30 yılda bir diktatör değişir. Ortalama olarak 200 yıla kadar, demokraside 20 hükümet değişiyor, krallıklarda 10 sultan değişiyor, diktatörlüklerde ise 7 baas yönetimi değişiyor.

Bu durumda hangi devlet o kadar uzun yıllara bakarak gelecek planı yapabilir?

Tarihe bakalım. Roma İmparatorluğu 844 sene yaşadı. Osmanlı İmparatorluğu 623 sene hüküm sürdü. Günümüzde de hala yaşayan Japon İmparatorluğu 2500 yıllık geçmişi vardır.

Bu üç imparatorluk bu kadar uzun yıllar yaşamasının sebebi yüzyıllara yönelik uzun vadeli plan yapabilmeleridir.

Devletlerin uzun vadeli plan yapabilme yeteneğine “devlet aklı” denir.

İmparatorlukların yıkılma sebebi ise devlet aklının terk edilmesidir. Tekrar toparlanan devletler ise kendilerine bir devlet aklı oluşturmayı başaran ülkelerdir.

Bu devlet aklı öyle derin bir şey ki: yıkılmış devletleri bile ad değiştirerek devam ettirir.

Mesela Avrupa Birliği Roma İmparatorluğu’nun devamıdır.

Karahanlılar’dan Büyük Selçuklu, oradan Anadolu Selçuklu sonra Osmanlı İmparatorluğu o dönemlerden geçen devlet yöneticilerinin, geleceğe yönelik devlet aklı işletilmesi ile devlet bir şekilde yasatılmıştır.

Avrupa Hun İmparatorluğu, Attila ile canlandı. Birçok Türk boyunun birleşmesini sağladı. Hatta geçtiği topraklarda Türk olmayan vatandaşlar edindi. Savaş stratejileri konusunda müthiş bir yeteneğe sahipti. Liderlik vasfı ve devlet idareciliği dönemin en iyisiydi. Ordusunda erkeklerle beraber kadınlar da savaşıyordu. Olmaya kadar gelince, Papa’yı haraca bağladı. Müthiş bir devlet aklı işlemişti. Fakat o devlet aklı sadece kendisinde kaldı. Ardındaki tebaasına ve yanındaki yönetim kademesine bu aklı öğretemedi. Böylece bu imparatorluk sadece 58 yıl yaşadı.

Selahattin Eyyubi, 1187 yılında toparladığı İslam ordusu ile Kudüs’ü Haçlılar’dan kurtardı. 1171 de Şii Fatimi Devleti’ni feshetti ve Sünni Abbasilere bağlamıştı. Bu dönemde Abbasilere bağlı Eyyubi devleti fiilen kurulmuş oldu. Mısır, Suriye, Irak, Hicaz, Yemen bölgesi yönetimi altına girmişti. Bu kadar başarılı olmasına rağmen “devlet aklı” arkasından gelecek yöneticilere kopyalanmadığı için Eyyubi Devleti sadece 79 yıl yaşayabildi.

Sultan Abdülhamit Han, hem devlet idareciliği hem de maneviyatı çok kuvvetli bir hükümdardı. Osmanlı İmparatorluğu’nun en kötü dönemlerinde bile 30 sene devleti sürdürebildi. Devlet aklına yönelik üç faaliyetini anlatayım.

1. Devlet, gayri milli yapıdaki insanlarla dolmuştu; ya da vasıfsız bürokrat ve askeri idarenin çekişmelerinde  patinaj yapıyordu. Bu yüzden yıldız teşkilatı kurarak devleti güvenilir adamlarla yönetti.

2. Batı emperyalist devletler Musul civarını almak istediklerini anlayınca o bölgeyi kendi malvarlığına katmıştı. Şahsi malı olacağı için işgal edilse bile o topraklarda hukuku geçmesini sağlayacaktı.

3. Arap coğrafyasında, Şerif Hüseyin’in devlete karşı isyan edebilecek hırsta olduğunu anlayınca, İstanbul’a getirerek bir villaya yerleştirdi. Maaşa bağladı. Kendi kontrolüne aldığı için İngizlerle görüşmesini engelledi.

Sultan Abdülhamid’i tahttan indirdikleri zaman Yıldız Teşkilatı dağıldı, Musul Şahsi mal olmaktan çıktı, Şerif Hüseyin ise memleketine gönderildi.

Sonrasını biliyorsunuz. Osmanlı İmparatorluğu yıkılma sürecine girdi.

Çünkü, Sultan Abdülhamit Han “Devlet Aklı”nı kimseye öğretememişti. Ya da öğrenebilecek vasıfta kimse yoktu. Çünkü, o dönemde, Osmanlı’da  iyi niyetli çalışanlar bile devlet aklını bilmedikleri için yanlış işler yapmıştı.

Gel gelelim bizim güzel ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti’ne.

Aslında Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı’dan sonra devlet aklını devam ettirebilen fakat Osmanlı’da gücü kalmamış, vatanseverlerin kurduğu bir devlettir. Yani Karahanlılardan beri süre gelen devlet geleneğinin mirasçısıyız.

Elbette ki hepimiz devletimizin uzun yıllar daha yaşamasını isteriz. Hem bizim, hem çocuklarımızın, hem torunlarımızın, hem de Dünya barışının teminatı buna bağlıdır.

Şu anda Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve diğer Türki devletlerle, Çin’e kadar uzanan bir yol projesi ile Türk Birliğini kurmaya çalışıyoruz. Katar, Somali, Sudan, Nijerya, Cibuti, Bosna Hersek ile irtibatı canlı tutarak bir İslam Birliği oluşturuyoruz. Bu durumda Türk-İslam Birliğinin ilk temelleri atılıyor. Devlet aklı bizi buna doğru götürüyor.

Türk İslam Birliği sağlanınca ne olacak?

El cevap: Yaklaşık 1,57 milyar müslüman nüfus gücü bir araya gelir. Petrol, doğal gaz ve radyoaktif enerji kaynakları bizim elimizde olur. En büyük uzay aracı fırlatma rampası Baykonur, en büyük üç su kaynağı, Fırat, Dicle ve Nil nehri, en kritik tarım ürünleri bizim elimizde olur. Ortadoğu ve Afrika’daki maden kaynakları ortak zenginlik olur.

Çin ordusu ile başabaş bir ordu gücüne sahip oluruz.

Bir de Müslüman veya Türk olmayan bazı sağ duyulu milletlerde bizimle aynı çatıya girmek ister. Panama, Venezuela, Ukrayna, Macaristan, Güney Afrika Cumhuriyeti, Finlandiya, İspanya vs.

Böylece Dünya’nın süper gücü bu birlik olur.

İşte o zaman sadaka taşına kimsenin ihtiyacı kalmaz.

Artık günlük siyasi polemiklere takılıp kalmayın. Daha derinleri bana anlattırmayın. Beni daha iyi anlamak için rakip ülkelerin meclis konuşmalarını ve kaygılarını takip ediniz.

Ha bu hedeflere ulaşmanın ilk esası, yöneticilerimizin “DEVLET AKLI”nı haleflere öğretebilmektir. Ya da “devlet aklı”nı öğrenmiş, işinin ehli, yerli ve milli insanları devlet kademelerine yerleşmelerini sağlamaktır.

Hayır dualarınızı esirgemeyin

Mustafa Erol

islamievlilik.net

Mustafa Erol
Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.