Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23 °C
Rüzgarlı

Durduk Yere Bulgar Zulmü; Neden Acaba? 1984

08.08.2019
185
A+
A-
Durduk Yere Bulgar Zulmü; Neden Acaba? 1984

Es-Selamü Aleykum, Sevgili Okurlar,

Biraz da stratejik yaklaşımlar konuşmak lazım. Genç okurlarımız, düşmanların stratejik yaklaşımını daha iyi kavrarlarsa günümüzdeki olayları daha iyi anlarlar.

1984 ila 1989 yılları arasındaki Bulgar zulmünü ele alacağız. Hem de az ve öz bilgi ile…

1943’te Bulgaristan’da komünist bir eğitim sistemi ile Türkler asimile edilmeye başlanmıştır. Üstelik kalitesi yüksek sosyalist bir mantıkla. Burada yumuşak bir güç olarak Bulgar yönetimi uygulamaya koymuş. Niyetler aslında hiç temiz değil. Amaçları Türkleri başkalaşıma uğratarak kendi öz benliklerini unutturmaktı. Nihayaetinde Bulgarlaştırmaktı. Ben burada “komünizm insanları asimile ediyor.” demiyorum. Bulgarlar kendilerince böyle bir yol tutturmuşlardı ki, dönemin Bulgaristan’ı zaten komünistti.

Bu asimilasyondan bıkan bazı Türk aileler Türkiye’ye peyder pey göçmüş veya kaçmışlardı.

Ne olduysa o 1984-1988 Todor Jivkov yönetimi döneminde oldu. Türkler isim değiştirilmeye zorlandı, sünnetli çocukların ailelerine ceza verildi, Türkler kamplara alındı vs.vs.

Yahu ne oldu da bu zulüm hortladı birden bire ?

El cevap (Sebebi ile): Jivkov 1985 yılında bir toplantıda şöyle demiş: “Bulgaristan’daki Türklere gelince, bunların sayısı 800 bin. 2000 yılına kadar 1 milyon olacaklar. Artış oranları çok yüksek… Türk tarafı bunları Türk milletinin bir parçası olarak görecek.”

Bu sözlerden şu anlaşılıyor: “Türklerin nüfusu çok hızlı artıyor. Gelecekte Bulgaristan, Türk devleti haline gelebilir.” şeklinde endişeliler. Bu korkudan dolayı Türk nüfusunu iyice azaltmak istediler. Ha Türk devleti haline gelmese de Türk güdümünde bir ülke haline gelebilirdi. Çünkü Türk nüfusu Bulgarlardan daha hızlı artıyordu. 1985’e göre yakın gelecekte (bizim şimdiki zamanlarımız) Bulgar meclisinin yarıya yakını Türk olabilecek bir durum söz konusuydu. Hatta başbakan dahi Türk olabilirdi.

Acaba Todor Jivkov’un bu Türk kabusu doğru mu? Hep beraber analiz edelim:

1985 te Bulgaristan nüfusu 8.950.000 kadar, bunların 800.000’i Türk. Nüfusun neredeyse onda biri Türkmüş.

Bulgaristan Nüfusu 1960’ta 7,829 milyon 1980′ de ise 8,846 milyon. Yani yirmi yılda  1,017 milyon, %12 artmış. Bu oran çok yüksek değil. O da Bulgarların çocuk sahibi olmak istememelerinden kaynaklanıyor. Yani 1,017 milyonun çoğu Türk. yani Türkleri nüfus artış hızı %12’ten çok daha fazla.

Toparlayacak olursak: 1985 te Bulgaristan’daki Türk Nüfusu 800.000’di. 15 sene sonra 2000 yılında 1 milyon olarak tahmin ettiğine göre Türkler 15 yılda %25 nüfus oranı artıyormuş. Hatta bu oran %12’de %25’e çıkıyor. Eğer 1984-1989 yılları arasında göçler olmasaydı, 2015 yılında Bulgaristan’da 1.250.000’den fazla Türk Nüfusu olması kaçınılmazdı yani. 2020 içinse kaba hesap 1.400.000 kadar Bulgaristan’da Türk yaşayacaktı. Bulgaristan’ın toplam nüfusu şimdi 7.000.000 kadar. Yani % 20 Türk olacaktı. Üstelik eğitim seviyeleri de oldukça yüksekti.

Hatta şöyle uçukça bir tahmin var: “Bulgaristan’dan Türk göçü alınmasaydı, şimdi Bulgar başbakanı Türk’tü.”

1984-1989 arasında bizler soydaşlarımıza sahip çıkarken, onları Bulgaristan’da kalacak şekilde siyasat geliştirebilseydik, Bulgaristan’ın lokomotif gücü Türklerden oluşsaydı, Avrupa’da bizim bir şubemiz daha olacaktı. Çok iyi olurdu (da) anarşiden, siyasi krizlerden ve darbeden yeni çıkmış bir ülke olarak o kadar da gücümüz yoktu.

İşte Türk nüfusunun artışı Bulgar yönetimini o kadar korkuttu ki gelecek yüz yılda ülkelerinin elden gitmesinden korktular. Anlayın artık.

Fazla ayrıntıya girmeden anlatmamın nedeni, adamların geleceğe yönelik nasıl plan proje geliştirdikleridir. 1990 yılındaki körfez krizi zamanında bize o kadar Irak’tan Kürt gelmesi, Günümüzde Suriye’den o kadar Türkmen ve Arapların gelmesinin nedeni gavur işgal edeceği bölgelerde nüfusu azaltıyor ki, oradaki insanların uzun zaman kendisine karşı direnme gücü kalmasın, onları korkutup rahat rahat yöneteyim diye. İşte Türklerin de Bulgaristan’da böyle direncini kırdılar.

Hayır dualarınızı esirgemeyiniz.

Mustafa Erol

islamievlilik.net

Mustafa Erol
Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.