Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Gök Gürültülü

Evlenmenin Hükmü

11.03.2018
227
A+
A-
Evlenmenin Hükmü

Evlenmenin hükmü:

Evleneceklerin durumuna bakılırsa nikâhın hükmü farz, vacib, sünnet, haram, mekruh veya mübah kısımlarına ayrılır:

1. Gene evlenmez ise zinaya düşme durumu olan kimsenin evlenmesi zorunludur.
2. Evlenmediği taktirde zinaya düşeceği kati olan kimsenin -mehri verecek ve eşinin geçimini sağlayacak durumda ise- evlenmesi farzdır.
3. Evlenince, eşine zulüm yapacağına kesin gözüyle bakılan kimsenin evlenmesi haramdır. Hem zinaya düşme, aynı zamanda eşine zulüm yapma korkusu bulunan kimsede haramlık yönü tercih edilir. Çünkü bir konuda helâl ve haram birleşince, prensip olarak haram üstün tutulur ve ondan kaçınmak gerekir. Nitekim ayet-i kerimede, “Evlenmeye güç yetiremeyenler, tanrı kendilerine fazlu kereminden zenginletinceye kadar iffetlerini korusunlar”

4. Cinsel bakımdan itidal halde bulunanların evlenmesi sünnettir. İtidal; evlenmezse zinaya düşeceğinden korkulmayan, evlenirse de eşine zulüm yapacağından endişe duyulmayan kimsenin durumudur. Toplumda herkesin bu durumda olması arzu edilir. Yukarıda zikrettiğimiz, evlenemeyen gençlere oruç tutmayı tavsiye eden, evlilik mevzusunda aşırı çekimser kalmağa karar veren üç sahabeyi uyaran hadisler bunun delilidir.

öteki taraftan Hz. Peygamber ve Ashab-ı kiram evlenmişler ve onlara uyanlar da bu sünneti sürdürmüşlerdir. Tercih edilen görüş budur (bk. El-Fetâvâl-Hindiyye, I, 267).

İmam Şâfiî nin görüşüne göre ise, bu durumda evlenmek mubahtır. Evlenmek veya bekâr kalmakda caizdir. O’na bakılırsa, vakitlerini ibadete ayırmak ve ilimle uğraşmak evlilikten daha üstündür. Dayandığı deliller şunlardır: Cenab-ı Hak Yahyâ peygamberi şu sözlerle övmüştür: “…Efendi, nefsine hakim, iffetli” (Âl-i İmrân, 3/39). Ayetteki hasûr ifadesi; gücü yettiği biçimde kadınla cinsel temas kurmayan kimse anlamına gelir. Evlilik daha üstün olsaydı, bunu terketmek övülmezdi. Çoğunluk fakihler bu örneğin daha önceki şeriat uygulaması bulunduğunu, İslâm ümmetini bağlamadığını söylemişlerdir.

İmam Şâfiî’nin diğer bir delili şu ayettir: “Haram olanlar dışındaki hanımlar, onları mallarınızdan harcayarak almak, onlarla evlenmek ve zinâ etmemek şartıyla size helal kılındı” (en-Nisâ, 4/24). Bir şeyin helal olması mübah olması demektir. Çünkü bu iki kelime birbirinin eş anlamlısıdır. öteki taraftan evlilik, kişiye cinsel yönden yarar sağlar. Yararına olan bir işi yapmak ise bir hiç kimseye vacib olmaz. Böylece evlilik yeme, içme, alış-veriş gibi mübah olan bir uygulamadır.

Brc
Brc
Uzun yıllar üzerinde çalışıp, her adımında emek verdiğim makale sektörünün artık uzman yazar ve adminlerindenim. Seo, bilgi ve kalite özlü makaleler için artık yeni çalışma arkadaşlarım ve yöneticilerimle bu yoldayım. Şimdiden onlara teşekkür ediyor ve gerçek islami bilgilerin bankası olan bu site için çalışmanın bana mutluluk vereceğini söylemek istiyorum.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.