Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Çok Bulutlu

Faiz nedir? Riba Nedir? Hangisi Haram?

11.02.2019
141
A+
A-

Es-Selamü Aleyküm Sevgili okurlar.

Günümüzde Müslümanların kanayan yaralarından biri de ekonominin İslam’dan ayrı yürütülmesidir. Özellikle ev, araba gibi mali külfeti yüksek ihtiyaçların giderilmesi için kredi veya finansman kullanılıyor. Buralardan faizle kredi veya katkı payı ile finansman kullanılıyor. Bu durum helal mi? Daha doğru olan soru şudur: “Finansal destek almak nasıl olursa helal olur?”

Günümüzde kullanılan “faiz” kelimesi aslında Kuran’da “riba” olarak geçmektedir. Haram olan aslında ribadır. Ancak faiz riba olarak uygulanırsa faiz de haram olur. Burada faiz helaldir demiyorum. Şuraya dikkat çekiyorum; riba haramdır. Kesin hüküm budur. Riba uygulanır da adına faiz denirse o zaman faiz de haramdır.

Aralarında ne fark var?

Faiz: Dolup taşan anlamına gelir.

Riba: Artan anlamına gelir.

Ribayı haram yapan unsur şudur: Borçlunun borcunu haksız yere artırılmasıdır. Günümüzde bu konuda çok örnek var. Borcunu ödeyemeyen bir insanın borcunun ödeyemedikçe nasıl arttığını biliyoruz, hatta görüyoruz. Geciken borçlara faizle yüksek artışlar gelmektedir. Bu şekilde uygulanan borç sistemi haramdır; ribadır. Günümüzde faiz de böyle uygulanmaktadır. Bu yüzden haramdır.

Bazı fakihler borç para değer yitirdiyse enflasyon oranınca borcun arttırılabileceğine hükmetmişse de ben bunu tavsiye etmem. Çünkü değer kaybını, enflasyon oranını net bir şekilde ölçecek objektif bir ölçü yok. Üstelik sui-istimale açıktır.

Bir kredinin İslami hükümlere uygun hale gelmesi için nasıl olması gerekir?

Üç şarta dikkat edilecek.

  1. Satılan şey para olmayacak: Yani ihtiyaç kredisi gibi, bir miktar para alınıp da üzerine para koyulup geri ödeme yapılması ribadır. Yani haramdır.
  2. Finans kurumu veya banka bir hizmet ya da mal karşılığı, hizmeti sağlayana veya mal sahibine yani satıcıya ödeme yapacak. Banka veya finans kurumu müşteriye ödemeyecek, müşterinin müracaat konusu olan ihtiyacı satın alınıp, müşteriye satılacak. Buradaki amaç sui istimali önlemektir.
  3. Finans kurumu veya banka kredi/finansman sağladığı müşteri ile vade ve ödenecek borç miktarı üzerinde anlaşma sağladıktan sonra malın fiyatı o olacak. Borç miktarında artma veya azalma kesinlikle uygulanmayacak. Yani borcun vadesi gecikti diye gecikme faizi veya ceza ödemesi adı altında borcu artırmak helal olmaz. Ayrıca erken ödendi diye indirim de yapılmaz. O zaman ribayı müşteri almış olur.

Borç ödenmezse banka ya da finans kurumu mağdur olmaz mı?

Bu kurumlar, maaşı, geliri veya güvencesi olmayan kimseye ne kredi verir ne de finansman sağlar. Dolayısı ile borcunu tahsil edebilecek insanları müşteri olarak kadar. Burada konu sadece borç tutarı artırılamaz. Bu durum İslam hükümlerine aykırıdır. Borcunu tahsil edemeyen bir kurum ya da kişi devlete icraya bile gitse kesinlikle borcu artırılamaz.

Şöyle bir örnek verecek olursak.

Müşteri 100.000 TL lik eve talip oldu, Banka veya Finans Kurumuna müracaat etti.

Kurum ise 100.000 TL yi müşteri adına satın aldı ve evi müşteriye 150.000 TL’ye sattı. 100 ay boyunca 1.500 TL ödeme ile anlaşmışlardı. Sonuç olarak bu malın fiyatı artık 150.000 TL dir. Ne artacak ne azalacak. Bu durumda İslami hükümlere uygun davranılmış olur.

Borç alacak ilişkisi içerisinde İslamın en büyük hükümlerinden biri ise; borcunu ödeyemeyene mühlet vermek gerekir. Borçlu sıkıştırılıp rencide edilmez.

Eğer bu esaslara uyulmuyorsa adı banka olsun finans olsun İslama uygun olmaz. Günümüzde bankadan elde edilen faiz gelirini haram yapan unsurda zaten bu durumlardır. Para satılarak elde edilen gelir ve gecikme faizi şeklindeki haksız kazançlardır.

Finans kuruluşları ise ihtiyaç kredisi vermez, finansman sağlar. Ancak kanunen ödeme gecikmesine ceza uygulamaktadır. Bu durum ise kazanca haram karıştırır. Finans kuruluşları bu haksız geliri, ribayı kar paylarına katmadıklarını, bağış yaparak elden çıkardıklarını beyan etmektedirler. Artık karar sizin.

Bu bahsettiğim uygulama devreye girse, memlekette bunu sui istimal edebilecek birçok dolandırıcı insan var. O zaman kredi veya finansman sağlayan kurum zarara uğramaz mı?

Zaten kredi veya finansman herkese verilmiyor. Güvencesi olanlara veriliyor. Amacı kötü olanları da tespit edip engelleyecek olanlar ise devlet güçleridir. Günümüzde uygulanan modern yöntemler bile sui istimal edilebiliyor. Gerek banka çıkarına göre şart koyabiliyor gerekse dolandırıcılar kanunlardaki açıktan faydalanıp haksız kazanç elde edebiliyor. Her halükarda vatandaş zarar uğruyor. Benim bahsettiğim bu sistemi eleştirecekler bir de bu açıdan baksın.

Hayır dualarınızı esirgemeyiniz.

Mustafa Erol

islamievlilik.net

Mustafa Erol
Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.