Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Genç Memurlar Evlenirken

13.06.2020
55
A+
A-

düğün
Es-Selamü Aleykum, sevgili okurlar

Türkiye nüfusunun, %15-17 arası devlet memurudur. Öğretmen, doktor, asker, polis, jandarma, imam, ormancı vs.

Bu genç memurların erkekleri tam kanı kaynadığı dönemde memleketinden uzak bir yere ataması çıkıyor. Genç olunca gördüğü bu farklı memlekette herşey dikkatini çekiyor.

Gel zaman git zaman görev yaptığı bu memlekete iyice ayak uydurur. Sanki onlardan biri gibi olur.

İşte bu dönemde evlilik çağına gelen bu adam, farketmese de gözleri radar gibi çalışır.

Memleketinde sanki hiç kız görmemiş gibidir. Bu memleketin hanımları tip ve görüntü olarak yöresine özgüdür. Bu memura farklı görünen bu hanımlar hemen dikkatini çeker.

Bizim genç memurumuza göre sanki dünyanın en güzel hanımları burada gibi görünmektedir.

Bu his birikmeleriyle yaşayan memur bir noktadan sonra gördüğü bir hanıma meyillenir. İçi titrer. Ve şöyle düşünür: “Ben bu güzel hanımla evleneyim. Hergün gördükçe içim titresin.”

Fırsatını kollar ve bu hanıma doğru yakınlaşma başlar. Sonra görüşmeye başlar. Sonra buluşmaya başlar. Artık bu iş böyle olmaz. Birgün şöyle söyler: “Benimle evlenir misin? Seni babandan isteyeceğim.”

Anadolunun bu ücra yerinde, genç kızımız da memleketinden sıkılmış durumdadır. Evlenmek bu kız için bir çıkış yoludur. Zaten memurumuz da yakışıklı çocuk. Kurtarıcı melek gibi görünür ona. Lafı sözü dinlenir. Kabul eder. Vs. Vs.

Düğün dernek kurulur. Gerek gecesinde ise hem kızımız hem hem oğlumuz, birbirlerinin normal insan olduklarını farkeder.

Halbuki o ana kadar birbirlerine insan üstü varlıklar gibi davranıyorlardı.

***

Ama reklamlar bitti sıra geldi haberlere.

Birbirinden çok farklı iki kültürün insanı aile olmuştur. Geri dönüşü artık yok. Yemek kültürü farklı. Yetişme tarzı farklı vs.vs.

Hele memurun yıllık izni tam bir işkence gibi olacak. Yirmi günün 10 günü hanımın köyünde, 10 günün 5 günü adamın! köyünde, kalan 5 gün ise tatilde. Bu paylaşımda kadın mutludur ama erkeğin zamanla canı sıkılır.

Örnekler verelim:

-Gelin Edirne’den, oğlan Çorum’dan isteyerek evlenmişler

-Bingöl’de yıllar önce bir kız, bir astsubaya gönül veriyor. Ancak kızın babası dışarıya kız vermek taraftarı değil. Bunlar da anlaşıp kaçıyorlar. Yarı yol olmadan kızın babası yakalar. Oğlanın komutanı olayı haber alır, hemen gelir. Komutan öğrenir ki iki gönül bir olmuş. Kız da 18 den büyük. Kızın babasını ikna etmeye çalışıyorlar fakat baba ikna olmuyor. Kızı o adama vermek istemiyor da, kızın gönlü var. Artık gönülsüz e kızının kararını kabullenir.

– Bir eczacı hanımla konuşmuştum. Babası bir köyün imamıymış. İlk tayini o köy. Annesi babası ile köyden kaçmış. Evlenmişler. O eczacı hanım onların evladı olarak dünyaya gelmiş. Bu olay da Trakya’da olmuş bir vakaymış.

-Balıkesirli memur 22 yaşlarında ilk atama yeri Van ilidir. Devlet dairesine satın alma işi ile uğraşır. Bir gün bir firmadan alış-veriş yaparken, muhasebeci kızı görür. İçi titrer diyeceğim de. Ne titremesi, delikanlılık içinde sanki gitar çalınıyor. Sonra kıza açılıyor. Vanlı kız karşılık veriyor. Aileler de razı gelince evleniyorlar. Allah mutlu mesut etsin.

***

Bu şekilde uzak memleket evlilikleri yerel kültürleri yok ediyor. Ha şu da var. Bu karı koca sabit bir memlekette yaşayacaksa artık oralı olurlar ve evlilik uyumlu gider. Bunun haricinde bu tür evlilikleri tavsiye etmiyoruz. İnsanlar kendi çevresinden evlense, evlilikler biraz daha uyumlu olur.

Son söz şunu söyleyelim: Bu doğan çocuklar, horon mu tepecek yoksa harman dalı mı oynayacak, yoksa baş barı mı oynayacak, yoksa Trakya roman havası mı?

Modern hayattaki uzak memleket evliliklerinden doğan çocukların belli bir kültüre yetişmesi imkansız gibi. Dolayısıyla aidiyet hissi körelebiliyor.

Hayır dualarınızı esirgemeyin

Mustafa Erol

islamievlilik.net

Mustafa Erol
Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.