Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23 °C
Az Bulutlu

Günah Tarihi 8: Sa’lebe

Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
03.08.2019
153
A+
A-

Es-Selamü Aleykum, sevgili okurlar,

Şimdi günah konusunda en ilginç isimlerden birine geldik. Çünkü Sa’lebe sahabidir. Hz. Muhammed (s.a.v.) ‘i bizatihi görmüş ve meclisinde bulunmuştur.Hiçbir Müslümana veya dine zarar veren bir işi de yok. Sadece Allah’a (c.c.) ve Resulüne (s.a.v.) verdiği sözü tutmadı.

Sa’ lebe fakir bir adamdır. Evinde dışarı için giyilebilen tek bir ferace olduğu söylenir. Onu da hanımı ile beraber nöbetleşe giyerek çarşıdaki işlerini hallediyorlarmış.

Sa’lebe zamanını çoğunlukla mescidde geçirdiği için ona “mescidi kuşu” demişler.

Fakirlikten bunalınca Peygamber efendimize (s.a.v.) gider, fakirlikten kurtulmak için dua ister.

– Kendine yazık etme, ey Sa’lebe diyerek kabul etmez.

Bir kaç gün sonra tekrar sorar gene geri çevrilir.

Bir kaç gün daha geçer gene sorar yine kabul edilmez ve şöyle der : “Malım olursa, onları Allah yolunda harcayacağım.” diye söz verir.

Bunun üzerine Hz. Muhammed kendisine bir koyun almasını söyler. Kısa sürede sürü sahibi olur.

Mescid Kuşumuz artık mescidde değildir. Sonra cuma namazlarında bile yoktur. Sürüye Medine dar gelince şehrin dışına çıkmıştır. Bunu öğrenen Hz. Muhammed (s.a.v.) “Sa’lebeye yazık oldu.”

Zekat emri gelince, zekatı uzun uzun inceler enson şu karara varır. “Muhammed alsın haracını gitsin.” diye sitem eder.

“Münafıklardan bazıları da mal mülk verip zengin ettiği takdirde Allah’a daha çok itaat edip, fakirlere daha çok yardım edeceklerine söz verirler de, Allah onlara istediklerini ihsan edince verdikleri sözleri unuturlar, cimrilik edip yoksulun hakkını vermezler!”(Tevbe, 9/75 ve 76)

Pişman olup zekatını vermek ister. Hz. Muhammed (s.a.v.) o acı sözü söyler “Senin zekatını almak bana yasaklandı.”

Ölünceye kadar Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman’a (r.a.) zekat veremez.

Neden yasaklandı?

Çünkü zekatın hakikatını hissettiği için değil, zorlama hislerle zekat vermeye çalışıyordu. Zekatını o ruh hali ile verebilseydi, cimriliği galebe olup “Benden haraç aldılar” diye feryadı edebilirdi. O zaman zekat hükümleri üzerinden yeni bir fitne çıkabilirdi.(Bu da benin tahminim)

“Şükürlü az mal, şükürsüz çok maldan hayırlıdır.” hadisini hatırlayınız.

Hani Allah’ın verdiğini Allah yolunda harcayacaktı. Zekat memurları gelince “Bu çölde aç susuz bu sürüyü ben güdüyorum, haraç mı topluyorsunuz.” diye çıkıştı.

Elimizde ne varsa Allah’ın (c.c.) takdiridir. Buna iman etmek ve O’na gövenmek gerekir.

Hayır dualarınızı esirgemeyin

Mustafa Erol

islamievlilik.net

 

 

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.