Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18 °C
Parçalı Bulutlu

Hayali Cenaze

30.12.2020
92
A+
A-
Hayali Cenaze

Es-Selamü Aleykum, sevgili okurlar,

Şu duyarsız erkek milletinin kulağını çekmek lazım. Ne karısının, ne anasının, ne bacısının duygularına yeterli ciddiyeti göstermiyor. Biraz sonra örnekleme anlatacağımız olayda yeterliaçıklama var. Hadi ana-bacı neyse ama eşinin duygularını basite alan kocalar evlilik hayatını yıpratıyorlar.

Gelelim hikayemize;

Bizim Mahmut Bey, o gün iş yerinde çok yoğun şekilde çalışmıştı. Eşi Necla Hanım’nın hatırını telefonla sormaya dahi fırsat bulamadı. Kendi ofisinde çalıştığı gibi, telefonuyla iş yürütmüştü. Akşama kadar cep telefonu neredeyse kulağına yapışacaktı.

Mesainin bitimine yarım saat kalmıştı. Müdür kısa süreceğini tahmin ettiği bir toplantı için Mahmut Bey ile beraber bir kaç kişiyi daha odasında topladı.

Mahmut Bey toplantı için cep telefonunu sessize alacaktı fakat telefon zaten günün temposuna yetişmeden şarjı tükenmiştir. Pil bitmiş, telefon kapanmış.

O esnada Necla Hanım kocasına telefon açar ama şu geleneksel çağrıyı duyuyor: “Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor…” bir yirmi dakika sonra kocası aramayınca, ofisteki telefonunu arar fakat Mahmut Bey toplantıda olduğu için cevap veremez. İşte ilk meraklanma o zaman başlar. “Allah Allah, bu adam nerede ki?”

Toplantıya girerler. Herkes yirmi dakika içinde Müdürün sorularına cevap verir. Fakat o münasebetsiz Veysel öyle cevaplar veriyor ki, bir kaç cümlelik cevap için utanmasa roman yazacak. Tuzu kuru tabii yengeyi ve çocukları memlekete göndermiş. Hafta sonu da kendi gidecek. Evde bekleyeni yok yani.

Derken müdür bile toplantı aldığına pişman oldu. Neredeyse akşam saat yedi olacakken herkes mesaiden çıktı. Tabi Necla Hanım her on beş dakikada bir cep telefonu ile kocasını arıyor, fakat ulaşamıyor. Ulaşamadık da daha fazla merak ediyor.

Mahmut Bey iş çıkışı “Keşke işe arabayla gelseydim.” diye düşündü. Şehrin bu saatte trafiği felaket cep telefonunun şarjı bitik. Zaten bu saate kadar Necla Hanım ve çocukları evin ihtiyaçlarını halletmiştir. Otobüse biner ve saat akşam yedi kırkbeşte evine gelir.

Kapı çalınca Necla hanım kapıya koşar kocasını büyük bir merak, telaş, endişe, acele ile kapıyı açar. Kocasına ağlamaklı ve öfkeli şekilde çıkışır: “Üç saattir sana ulaşamadım. İnsan bir aramaz mı?”

Mahmut Bey erkek ruhsuzluğu ile cevap verir: “Yahu son dakika topları yaptık. Uzun sürdü biraz. Telefonun da şarjı bitmiş. Ne var bunda bu kadar can sıkacak?”

Bu gerçekçi anlatımdaki hayali adama verecek cevabım “Çok şey var.”

Ey erkek milleti. Kendiniz gibi düşünmeyin. Yahu bu kadın haber alamadıkça, evde neler çekti anlatalım:

İlk aradığında ulaşamamıştı. Bir süre sonra arar diye umdu. Kocası aramayınca ofisi aradı. Cevap alamadı. Bu adam işten bir kaç dakika erken çıkmış herhalde. “O zaman yaklaşık yarım saat, kırk dakika sonra eve gelmesi gerek.”diye düşündü. Baktı ki vaktinde eve gelmedi. Ondan sonra aklından geçen dülünceleri sıralayalım;

– Acaba bu adamın başına bir iş mi geldi?

– Birisi ile takılıp kavga mı etti?

– Karakolluk olup nezarete mi attılar?

– Yoksa o kavgada bıçaklandı mı?

– Kavgada bıçaklanınca kocası yola düştü, araba mı ezdi?

– Ambulans hastaneye mi götürdü?

– Acil serviste kalbi durdu elektroşok mu verdiler?

– Ah Mahmut’um öldü morga koydular.

– Bu koca Dünya’da iki çocukla kalakaldım.

– Cenaze işlerinde belediye yardımcı olur mu?

– Memleketteki mezarlıktan yer ayırtacaktık. Abim herhalde halletti. Mahmut’umu oraya gömeriz.

– Ben de çocuklarıma hem ana hem babam olacağım artık.

İşte bu şekilde özetledik.

Erkek milletine bu iş saçma gelse de kadınlar hislerine çabuk kapıldukları ve yoğun yaşadıkları için resmen bu acıyı yaşarlar.

Bir çok koca da densizce “Ne var bu kadar merak edecek?” diye kestirip atıyor.

Yav iki saattir burada ne anlatıyoruz biz? Farkındaysan eşin, hanımın, karın, hayat arkadaşın resmen gerçek gibi yaşadığı hayallerle cenaze kaldırdı. Kocasının sesini duyunca değin, o kadar ıstırabı çekti. Fakat farkında değilsin.

Artık hanımların bu hissi yapısını kabul edecağiz. Aynı işkenceyi, evlenmeden önce anamıza ve bacımıza da çektiriryoruz.

Artık iletişim cebimizde. Küçük bir “Alo.” hanımların büyük acı çekmesini önlüyor.

Hayır dualarınızı esirgemeyin

Mustafa Erol

islamievlilik.net

Mustafa Erol
Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.