Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Çok Bulutlu

İbrahim Ethem (a.s.) ve Fırıncı

Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
01.07.2019
177
A+
A-

Es-Selamü Aleykum, sevgili okurlar,

Vakti zamanın ihtişamlı sultanı İbrahim Ethem hazretleri artık kendi halindedir. Saltanatı bırakıp derviş olmuştur. İnsanların hala kendine hürmeti vardır. Tahttayken yaptığı hizmetler hala yad edilmektedir. Böyle olduğu gibi erdiği ve Allah (c.c.) dostluğuna ulaştığı da kabul görmüştür.

Bir gün kalacak yer bulamayan İbrahim Ethem hazretleri gece vakti ortada kalmıştır. Gece karanlıktır. Yatsı namazı biteli çok olmuştur. Sabah namazına kadar kalacak yer arıyordu. Vaktiyle yaptırdığı büyük camiye sığınır. Bir köşede dinlenmeye başlar. Sabah namazına daha vakit varken caminin kandillerini yakacak görevli gelir.

Orada yatan İbrahim Ethem hazretlerini görür ancak tanımaz.

– Vay densiz! İbrahim Ethem senin gibi serseriler için yaptırmadı bu camiyi diye kızar. Ayağından yakalayıp çekerek dışarı götürür. Yüzü merdivenlerin basamaklarına vura vura aşağı indirir.

“Bu camiyi yaptıran İbrahim Ethem benim.” demek ister fakat kibir olmasından korkar. Sadece “Lutfen, izin verin bir köşede dinleneyim. Kimseye zararım olmaz.” der fakat görevli hiç oralı olmaz İbrahim Ethem hazretlerini dışarı atmıştır çoktan.

İbrahim Ethem hazretleri kalkıp gider az ilerde bir fırın bulur. Orada oturmaya başlar. Fırında tek bir çalışan vardır. İşinden başka birşeyle ilgilenmeden kendisine işaretle oturabileceğini belirtir.

Hamur hazır mayalanıyorken diğer malzemeleri temizleyip toparlamaktadır. Fırını da ateşlemiştir. Hamur kıvamına gelince yumaklar, dizer ve somunları fırına verir. Pişenleri çıkarır. Kasalara dizer. Ekmekleri satışa hazırlar.

Bütün işlerini bitirince sabah ezanı okunur. Fırıncı önlüğünü çıkarır, İbrahim Ethem hazretlerine yaklaşır ve hal hatır sorar

– Ee, Bey Amca nasılsın? diye.

– Sağol, Allah razı olsun da epeydir dükkandayım bana dönüp bakmadın şimdi niye hal hatır soruyorsun.

– Amca o zaman benim mesai saatimdi, işimden başka birşeyle ilgilenirsem ücretimi hak etmiş olmam.

– Sen çok dürüst adamsın galiba. Öyle isen her duan kabul oluyordur, doğru mu?

– Biz büyüklerimizden haram helal öğrendik.  Ona göre yaşamaya çalışıyoruz. Elhamdülillah Allah’ tan ne istediysem biri hariç hepsi oldu.

– Olmayan neymiş?

– Kaç zamandır Allah’tan İbrahim Ethem’i ziyaret etmek istediğimi dualarımda dile getirdim, hala nasip olmadı.

İbrahim Ethem hazretlerinin yüzü hafif gülümser

– Merak etme, gün olur Allah, İbrahim Ethem’i yerde sürüyüp, merdivenlere yüzünü vurdura vurdura sana getirir diye karşılık vermiştir.

 

Kıssadan hisse çıkaralım: Eğer ki Allah’tan dilediklerimiz olmuyorsa kendi hayatımızı gözden geçirelim. İş ahlakına riayet ediyor muyuz? Harama helale dikkat ediyor muyuz?

Hayır dualarınızı esirgemeyin

Mustafa Erol

islamievlilik.net

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.