Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14 °C
Yağışlı

İnsanlığın Kodları ile Oynanıyor

18.03.2020
114
A+
A-
İnsanlığın Kodları ile Oynanıyor

İNSANLIĞIN KODLARI İLE OYNANIYOR

Malum bir süredir dünya gündemini meşgul eden ve daha uzun süre de meşgul edecekmiş gibi görünen Corona Virüs. Covid-19 Çin’de ortaya çıktı ve tüm dünyada dolaşmaya başladı. Bunun perde arkasında neler olduğunu anlamaya çalışalım.

Hayat Sürprizlerle Doludur

2020 yılına herkes büyük umutlarla girdi. iyi temenniler hep vardı. Dillerde benzer cümleler ile savaşların olmadığı, insanların mutlu ve huzurlu olduğu bir dünya. Ama nerede….. Yok öyle bir dünya. Maalesef öyle bir şeyin temennisi bile artık ütopik. Hayat gerçekten sürprizlerle doludur ama nedense kötü, hep kötü…..

Habil ile Kabilin hikayesine kısaca göz atalım mı?

“Hâbil-Kābil hadisesi Kur’ân-ı Kerîm’deisimler zikredilmeden şöyle anlatılır.  “Onlara Âdem’in iki oğlu hakkındaki haberi gerçek olarak oku. Hani her biri birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. -Kurbanı kabul edilmeyen-, ‘Seni öldüreceğim’ demişti. O da, ‘Allah sadece müttaki olanlardan kabul eder. Andolsun sen beni öldürmek için bana elini uzatsan da ben seni öldürmek için elimi uzatmam. Ben âlemlerin rabbinden korkarım. Ben dilerim ki sen benim günahımı da kendi günahını da yüklenesin ve cehennem halkından olasın. Zalimlerin cezası budur’ dedi. Nefsi kendisini kardeşini öldürmeye yöneltti ve nihayet onu öldürdü; böylece ziyana uğrayanlardan oldu. O anda Allah bir karga gönderdi. Karga ona, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeliyordu. ‘Yazık bana, şu karga kadar bile olmaktan, kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim!’ dedi; sonunda da pişmanlık duyanlardan oldu” (el-Mâide 5/27-31). Hadislerde de, “Haksız yere öldürülen hiçbir kimse yoktur ki onun kanından Âdem’in birinci oğluna bir pay ayrılmasın. Zira cinayeti âdet edenlerin ilki odur” denilerek bu olaya atıfta bulunulmuştur.”

İşte böyle başlayan cinayetlerin, tarih boyunca nasıl süregeldiğini, yapılan savaşları, işlenen cinayetleri saymaya lüzum yok. Şimdi ise biyolojik savaş korona virüsü. Komplo teorilerinin çok konuşulduğu bu noktada bu virüsün laboratuvar ortamında üretilmediğini, güçlenen Çin’e karşı uygulanmadığını, bunun bir tesadüf olduğunu düşünmek çok safça olmaz mı? Birde bu tür meselelerde en çok karlı çıkan kim ona bakmak lazım. Ben söyleyeyim, Aşıyı ilk bulan ülkenin bu konuda başrol oynadığını şimdiden düşünebilirsiniz.

PEKİ AMAÇ NE

Çok basit, dünyayı küreselleştirip, merkeziyetsizleştirmek. İnsanlar evinden dışarı çıkamıyor, niye çünkü korona var. İnsanlar artık paraya dokunamayacak, neden hastalık bulaşır. Amaç ne dijital paraya geçmek ve artık banka sistemini ortadan kaldırarak devleti devre dışı bırakmak. Block-chain mevzusu çok büyük bir proje. Dijital paraların ortaya çıkması ve bu teknolojik alt yapının oluşturulması paraların kontrol dışı sirkülasyonunun sağlanmasına yönelik en büyük hamle. Zaten internetin ortaya çıkması ile takdir edersiniz ki ülkelerin sınırları neredeyse tamamen kalktı. İnternet sayesinde dünyanın dört bir yanındaki insanlarla her türlü etkileşime girebiliyoruz. Zira iş ilişkisi, ticaret ilişkisi hatta gönül ilişkisi.

Amaç ne çok basit, dünyadaki sınırların ortadan kaldırılmasını sağlayarak devlet kontrolünü aşarak merkeziyetsizleştirerek yeni bir dünya düzeni kurmak.

AMAN BU NE ŞEYTAN İŞİ

Eski nesil insanlara, hatta değerli aile büyüklerimize bile bunu demedik mi? Aman bu ne şeytan işi dediklerinde, biraz geri kafalı, faydasını göremiyor. falan fila diye. Teknolojinin bu kadar ileri noktalara geldiği günümüzde ben asıl var olan teknolojinin günümüzden 100 sene sonrasına hitap edecek şekilde de geliştiğini fakat şuan için kapitalist mantık gereği açıklanmadığı düşüncesindeyim. Kaldı ki, şu internet, Radyonun icadından sonraki en büyük icatlardan birisi olarak bile kabul edilebilir. Bu teknolojinin bu kadar art niyetli kullanıldığını gördükten sonra, hakikaten şeytan işi dememek içten bile değil. İnsanlık bu kadar zarara uğrayacaksa, laboratuvar ortamlarında ne idüğü belirsiz hastalıklar türetilip dünyaya salınıp, internet, Televizyon,  kısaca kitle iletişim araçları ile insanlara istedikleri düşünceleri empoze ettiklerini görünce, eskilerimizin şeytan işi diyerek tanımladığı bu mevzuları bizden daha iyi algıladıklarını, hatta bizden bile ileri görüşlü olduklarını değerlendiriyorum. Sonuçta gayri müslim bir kesimin hayatı güya kolaylaştıracak reklamı ile ortaya çıkardığı teknolojik her şeyin şeytani bir alt yapısı da olduğu artık görülen bir gerçek.

 

PEKİ MÜSLÜMANLAR TEKNOLOJİNİN NERESİNDE

Bu mevzu ap ayrı bir makale konusu, biz müslümanlar olarak teknoloji’de batının gerisinde kalmamızın sebebi, kısaca dinimizin gereklerini yerine getirmemek. Allahın ilk emri oku, biz okumuyoruz, komşusu açken tok yatan bizden değildir diyor, komşumuzun adını dahi bilmiyoruz. Faizin her türlüsü haramdır diyor, faizle para alıyoruz, paramız çoksa tefecilik yapıp zenginleşmeye çalışıyoruz, Birbirinizi sevin diyor, bizler öldürüyoruz. Bu konuyu daha sonra ayrı bir makale de sizlerle paylaşmak istiyorum.

SON OLARAK ŞUAN İÇİN KORONA İÇİN YAPILMASI GEREKENLERİ PAYLAŞMAK İSTİYORUM

  • Mümkün olduğunca dışarıya çıkmayın.
  • insanlarla aranızda en az 2 metre mesafe olmalı
  • Yurt dışından gelenler mutlaka karantina kurallarına uysunlar.
  • kişisel hijyene azami dikkat edelim
  • Vücut bağışıklık sisteminizin güçlü kalmasına çalışın. bunun için düzenli uyku, yeterli,dengeli ve düzenli beslenmek
  • Probiyotik gıdaları bol alın. Yoğurt, turşu, peynir gibi gıdaları yeterli seviyede tüketin
  • Panik yapmayın.
  • Bol sıvı tüketin.
  • Bu belanın dünyadan silinip gitmesi için tüm bu güzelliklerin ve zekanın gerçek sahibi olan Allah’a dua edin, tevekkül edin.

Allah hepimizden razı olsun, Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Selam ve sevgilerimle.

Admin……..

 

 

Okan YALÇIN
Okan YALÇIN
Bu sitenin kurucusuyum. Site konseptine uygun içerikler haricinde, hayata dair, şahsıma münhasır, makale, deneme, hikaye, kıssadan hisse, şiir vb. gibi paylaşımlarla aranızdayım.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.