Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15 °C
Parçalı Bulutlu

İslam ve Devlet

Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
17.02.2019
250
A+
A-

Es-selamü Aleyküm, sevgili okurlar.

Bu mevzu aslında çok geniştir. Ben burada kısaca izah edeceğim.

İslam haricinde, Dünya’da yaşanmış hiçbir hak dinin bir devlet ile geliştiği,büyüdüğü görülmemiştir. Devlet başkanlığı yapmış olan peygamber sayısı bildiğimiz kadarıyla üçtür. Hz. Davud, Hz. Süleyman ve peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.).

Hz. İbrahim veya Hz. İsa veya Hz. Muhammed (s.a.v.) putlara tapmanın yanlış olduğunu anlatmaya çalıştığında bu peygamberlere saldıranlar hep devlet gücünü kullanmıştır. Özellikle putperest rahipler, gelir kaybına uğratacakları korkusuyla, bu işe öncülük etmişlerdir. Krallar ise farklı dine geçildiği takdirde halkın ve müttefiklerinin nazarında itibar kaybedeceği korkusuyla peygamberlere yüz çevirmişler. Tüccarlar da müşteri kaybetmekten korkmuşlardır. Halk ise mahalle baskısı işte…

Halbuki bu peygamberler bozuk inançlara hakaret bile etmeden gerçeği hakkı anlatmaya çalışmışlardır. Yaptıkları bu tebliğ karşısında, hangisi para/altın istemiş, hangisi cariye/köle istemiş, hangisi makam/mevki istemiş, hangisi ordu/güç istemiş, hangisi arazi/toprak istemiş? Tek dertleri insanları Allah’a, Hakk’a ve ahlaka davet etmekti. Kimseye de zararları olmamasına rağmen

Mekke’nin fethinden sonra Peygamber efendimiz ve ashabı, Müslümanların yaşadığı yerlerde ortak işlerini ve güvenliklerini sağlamak için teşkilatlanmaları gerekiyordu. Bu teşkilatın şekli devletleşmeye gittiği için İslam Devleti hasıl oldu. Çünkü her toplumun sosyal düzene ihtiyacı vardır. Düzeni sağlamak için teşkilatlanırlar. Bu teşkilatın en büyük yapısına da devlet denir.

Böyle bir ihtiyaç için doğmuş olan bu İslam Devleti kendi üzerine yapılan her saldırıyı bertaraf etmek için seferler düzenlemişlerdir. Fetihlerle gelişmiştir. Dikkat ederseniz, savaştıkları her hasım Müslümanlara karşı düşmanlık besleyerek onları yok etmeye uğraşan gruplardır. Hatta anlaşma yaptıkları halde bile anlaşmayı gizliden gizliye bozmuşlardır.

İslam böyle dünya üzerinde yayılmaya başlamıştır. Yoksa önceki peygamberlerin ümmetleri gibi çok daha fazla sıkıntı çekilebilirdi. Belki de diğer ümmetlerin başına geldiği gibi tahrif edilip bozuk bir İslam yayılabilirdi. ALLAH’ü Alem.

İslam’ın en büyük düsturu olan güzel ahlak farz iken, yukarıda saydığım nedenlerden dolayı sanki İslam’da birinci unsur devlet gibi bir algı oluştu. Günümüzde bile bu anlayışta olan çok Müslüman var. Onun sebebi ise tarih boyunca İslam’a ve Müslümanlara yapılan saldırılar ve zulümlerde rol oynayanlar, çoğunlukla devlet gücünü arkasına alan zalimlerdir. Bu durum şu düşünceyi oluşturur: “Müslümanlar devlet gücünü eline almaz ise hep sıkıntı çeker.” Ama şunu söylemek daha doğrudur; “Müslümanlar, kendi ahlakına, toplum ahlakına, devlet ahlakına dikkat etmediklerinde, devlete erişemez, erişse de hayırlı işlere eremezler. Yine hep sıkıntı çekerler. ”

Şunu unutmayalım, insanların ahlakını düzeltmedikçe Şeriat devleti dahi sakat gitmektedir. Bu tarihte de görülmekte, şimdi de görülmektedir. Kanunu, hukuku şeriat ile kurulan devletler, ahlakın zayıflaması ile yıkılmıştır.

Sonuç olarak İslam güzel ahlaktır. Birinci unsur budur. Eğer Müslüman ahlakını tamam ederse, devleti de olur. Hem de en güzelinden olur. Aksi halde istediğimiz kadar devlet kuralım, rejim geliştirelim, o devlet elimizde kalır.

Hayır dualarınızı esirgemeyiniz.

Mustafa Erol

islamievlilik.net

ETİKETLER: , , , ,
YAZARIN SON YAZILARI
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.