Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24 °C
Gök Gürültülü

İslam’a Göre Kadının Boşanma Hakkı

22.01.2021
230
A+
A-
İslam’a Göre Kadının Boşanma Hakkı

Es-Selamü Aleyküm, sevgili okurlar,

Evlilik, nikah, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sav) en büyük sünnetleriden biridir. İslam toplumunun devamı ve huzuru nikah bağı ile kurulan aileler ile mümkündür.

Boşanma yani nikah bağının koparılması ise insan hayatının bir gerçeğidir. Allah’ın (cc) sevmediği helaldir. Cenab-ı Allah (cc) kulların hayrı için boşanmayı helal saymıştır. Çünkü, aile hayatının bir gerçeği: İki uyumsuz insan nikahlanmış ise ömür boyu birbirine ıstırap olmaları Allah’ın (cc) daha çok sevmeyeceği bir olay olacaktır.

Bir de şunu belirtelim: Keyfi yere veya evliliğin devamı için mücadele etmeden boşanma olursa şeytan (l.a.) sevinecektir.

Temel olarak boşanma hakkı kocaya üç defa şeklinde hak tanınmıştır. Bu hakkın birini, ikisini veya üçünü kadına verebilir. Bu konu bir çok mecrada incelenip anlatılıyor. Özetle durum budur.

Şimdi şu konuyu inceleyelim. Boşama hakkı almamış bir kadın, evlilik hayatında yaşayacağı hangi sıkıntılarda ve nasıl boşanabilir?

1. Koca geçimsizse,

2. Koca zulmediyorsa,

3. Karısına zarar verebilecek hastalığı varsa,

4. Koca kayıpsa,

5. Karısına geçim icin yeterli gelir sağlamıyorsa (nafaka vermiyorsa),

(Tabii, bu maddelerin şartları da değerlendirilmelidir. Galiba bu konuda bir yazı dizisi kaleme almak gerekiyor.)

Bu şartlar sağlandığında kadın boşanma için hakeme başvurur.

Günümüzdeki mahkemeler bu ihtiyacı karşılamaktadır.

Ancak şöyle bir tavsiyede bulunmak isteriz: Mahkemeye uğramadan önce bir kadın bir de erkek tarafından iki hakemlik için çağrılmalıdır. Kur’an da Cenab-ı Allah (cc) böyle buyurur. Bu insanlar evlilik tecrübesi olan olgun kimseler olmalı. Karı koca arasındaki sorunun çözümü için tartışmalı tavsiyelerde bulunmalıdır. Gerekirse psikolojik veya aile danışmanlığına teşvik etmeliler.eger çözüm bulunmazsa, karı koca bir ay kadar ayrı kalsınlar. Eğer aile birliği koca tarafından hala zarar görüyor ise mahkemeye gidilmeli. Bu iki hakem ise mahkemede şahitlik etmeleri çok yerinde olur.

Hayır dualarınızı esirgemeyin

Mustafa Erol

islamievlilik.net

Mustafa Erol
Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Ezgi Nisan Ezgi Nisan dedi ki:

    Mustafa Bey merhaba. Sanki günümüzde boşanmayı zorlaştırıp dinle temellendirmeye çalışan bir kesim var. Evlenip ayrıldığı için erkeğin çevresinin istemediği durumları siz de duymuşsundur. Hz. Zeynep gibi Hz. Muhammed’in eşlerinden dul olanlar vardı halbuki. Hz. Zeyd de eski eşiyle evlendi diye Hz. Zeynep ve Hz. Muhammed e eziyet etmemistir. Modern davranislar sergilenmiştir. Hz. Muhammed , Hz. Zeyd esinin eski eşi diye Zeyd e kızgınlık hissetmemistir. Günümüze bu modernliği taşımak gerekiyor geleneksellikten kurtulup. Çünkü boşanamamak, boşandığı eşi rahatsiz etmek ne örfidir ne de dinidir. Umarim yanlış örneklendirmemisimdir çünkü tamamen yüzeysel bilgilerimle orneklendirdim. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

    1. Mustafa Erol Mustafa Erol dedi ki:

      Çok güzel bir yere dikkat çektiniz. Ne yazık ki İslam toplumlarının bazı kanayan yaraları vardır. Töre, örf, gelenek ve görenekler çoğu zaman insan davranışlarını oldukça olumsuz etkiliyor.

      Bizim toplumumuzdaki sosyal bir hastalık da boşanmak, reddedilmek gibi görünür. Bunu bazen kadın bazen erkek hazmedemez. Şerefinin düştüğü hissine kapılır. Zorla güzellik olmaz. Fakat bu duruma düşmüş insanlar birbirlerine acıma göstermiyorlar. Çocuğu babasına göstermeyen kadınlar. Cinayete kadar giden olumsuz olaylara karışan eski kocalar. İntiharlar. Neyse? Liste uzayıp gidiyor.

      Toplumumuzdaki Bir kötü hastalık da boşanmış kadınlara suçlu gibi bakılması. Bekar bir tanıdığım dul bir kadını sevmişti. Ancak ana babası “eşe dosta, konuya komşuya ne diyeceğiz” korkusuyla evliliklerini onaylamadılar. Adamı dışlamakla tehdit ettiler. Genç ise o kadından vaz geçti.

      Şimdi başka bir kadınla mutlu bir evliliği var ama kendini zor toparlanmıştı o zaman.

      Halbuki töreler ve gelenekler ancak İslam’a aykırı değilse uygulanabilir kültür değerlerimiz olmalı. Fakat insanlar diğer insanların gözünde yücelmek için töre peşine düşerler.
      Verdiğiniz örnek güzel. Yalnız Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (sav) Zeynep (r.a.) ile Allah’ın (cc) emri ile evlenmişti. Allah (cc) evlatlık müessesesini gerçek evlat gibi kabul etmediğini göstermek için bu evliliği emretti. Hz. Zeyd (r.a.) Peygamber Efendimizin (sav) evlatlığı idi. Allah’ın evlatlık olayına razı gelseydi Hz. Zeynep (r.a.) ile peygamber efendimiz (sav) evlenemezdi.
      Evlatlık müessesesinin caiz olması için süt çocuğu veya süt yeğeni gibi uygulamalar tavsiye ediliyor. Onun detaylarını da bir ara yazarız. İnşaallah.