Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23 °C
Az Bulutlu

Kadın Erkek Eşit mi?

18.10.2020
38
A+
A-
Kadın Erkek Eşit mi?

Es-Selamü Aleyküm, sevgili okurlar,

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika’da bir akım çıktı. “Kadın Erkek Eşitliği” şeklinde. Daha sonra bu “Kadınlara Ekonomik Özgürlük” şekline dönüştü.

Buradaki sinsi amaç kadınları iş gücüne katarak işçi maliyetini düşürmekti. Çünkü savaşta birçok erkek ölmüştü. Bunların içinde kalifiye işçilerde vardı. Hele ustalar azalmıştı. İşçiler ve ustalar patronlarla maaş pazarlığı yapıyorlardı. Patron da işi yürütecek kalifiye eleman bulamadığı için işçilerin, özellikle ustaların maaş teklifini kabul ediyorlardı.

Böylece işveren tayfasına işçi maaliyeti çok  yüksek geliyordu. İşçi sayısı artarsa, işçiler daha ucaza iş yapacak hale geleceklerdi. Bu konuda şeytani bir plan hazırladılar. Ülkede kadın nüfusu çok fazlaydı. Hayat şartları çok ağır olduğunu, ailenin yeterli gelmediğini gerekçesiyle kadınları da iş hayatına ittiler. Sloganları yukarıda belirttiğimiz gibi: “Kadın Erkek Eşitliği”, “Kadınlara Ekonomik Özgürlük” gibi.

Bir dönem ise 1922 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kurulmuştu. Sözüm ona komünist rejim. Gelir adaleti, emekçi üstünlüğü gibi fikirlerle devlet tesis etmeye çalıştılar.

Herkese iş, gelir gibi vaadler vardı. Uygulamaya geçince kadın erkek kim varsa herkes devletin memuru oldu. Mahalledeki bakkala kadar. Şimdiki Çin’de uygulanan komünist sistemin daha koyusu. Cümle vatandaşın giyecek l, içecek, yiyecek, barınma gibi ihtiyaçlarını sadece devlet planlıyordu. Kadın açısından bakarsak: Kadınların çalışma şartları tamamen erkeklerle aynıydı. İş yerlerinde kadına uygun hiçbir pozitif ayrımcılık hakkı yoktu. Hatta kadınlar için ayrı tuvalet bile kurulmamış bir çalışma hayatı. İnsanların hak aramasını engellemek için ise çözüm basit: Herkese günlük votka istihkakı. Sarhoş ettikleri için ise fazla ses yükselmiyordu. Neyse bu sistem 1991 yılında çöktü.

Kadın Erkek Eşitliği’ ni her alanda eşitlik şeklinde düşünmeyiz. Gelelim mevzuya.

***

Ne hikmetse ülkemizde boşanma olayları “Kadın Erkek Eşitliği” sloganları duyulmaya başlayınca arttı. Kadın Erkek Eşitliği denince kadınlar kendi sorumluluklarından imtina etmeye başladı. Yani erkekleştiler. Hiç bir erkek de erkekleşmiş dominant bir kadınla evli kalmak istemez. Kadın ise kendini kocası ile denk gördüğü için erkeğin talepleri kadının zoruna gitmektedir. Böylece yuvalar dağılıyor.

Kadın erkek eşit olsaydı. Hem kadın hem de erkek, hem doğum yapar hem de bebeklerine süt verirlerdi. Yaradılış farkı unutturulmak için batının hastalıklı fikirleri taa içimize girdi.

Spor müsabakaları bile kadınlar ve erkekler olarak ayrı kategoride yarışıyor. Kadın erkek karışık yarışan görmüyoruz. Çünkü kadın erkek arasında hem duygusal hem de fiziksel fark çok fark var.

Yahu, Allah bile kadınlara her ay namaz izni veriyor. Yani eşitlik bu alanda da yok.

Kadın Erkek hangi açıdan eşittir?

İnsani haklar bakımından kadın ve erkek eşitliği vardır. Barınma, sosyal güvence, eğitim hakkı, sağlık hizmetleri gibi haklardan erkekler ne kadar faydalanıyorsa kadınların da o kadar faydalanmak haklarıdır. Hatta günümüzde pozitif ayrımcılık şeklinde kadınlara hak ettikleri imtiyaz olarak insani haklar sağlanmaktadır. Daha fazla da geliştirilebilir.

Kadın Erkek Ne Zaman Eşit Değildir?

Sosyal ve aile sorumlulukları olarak kadın erkek eşit değildir. Bir erkeğin yükünü kadına veremezsiniz. İslam’a göre ailenin geçim yükü erkektedir. “Kadın Erkek Eşitliği” deyip böyle ağır bir yükü kadının ince beline yüklemek hangi vicdana sığar.

Bu kadını aşağılamak değildir. Böylece kadına yüksek bir makam verilmiştir. Kadın çalışmak zorunda değildir. Kocası muhakkak karısının geçimini sağlamak zorundadır. Kocası da karısını çalışması için baskı yapamaz. Kazandığı parayla karısına galebe yapamaz. Eğer kadın dilerse, uygun şartlarda ailesini ihmal etmeden çalışabilir. Bir de kocanın geliri aile geçimine yetmiyorsa, bir hanım aile geçimine destek olmak için çalışabilir.

Sonuç olarak, erkeğin üstünlüğü aile reisi olmasıdır. Kadının üstünlüğü ise Allah’ın (c.c.) kadınları erkeklere emanet etmesidir. Biliyoruz ki emanet kendi varlığımızdan daha değerlidir.

Hayır dualarınızı esirgemeyin.

Mustafa Erol

islamievlilik.net

Mustafa Erol
Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Ezgi Nisan Ezgi Nisan dedi ki:

    Cahile laf anlatmak, deveye hendek atlatmak güçtür. Yarım yamalak cogu alıntı bilgi ve fikirlerle dini temele aldigini dusunerek medenilesemeyen dusunme yetisi kisitli bir kesime hak adalet özgürlük eşitlik sözcüklerini kavratmak yüzyıllarca daha mümkün görünmüyor.