Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 8 °C
Yağışlı

Kadınları Kim Öldürüyor?

14.01.2021
78
A+
A-
Kadınları Kim Öldürüyor?

Es-Selamü Aleykum, sevgili okurlar,

Son zamanlarda güzelim vatanımızda acı haberler alıyoruz. Özellikle yoğunlaşan kadın cinayetleri bizi üzmekte. Bu mazlum kadınlar genellikle ya kocası ya da sevgilisi tarafından öldürülüyor. Yani bir zamanlar o kadınları sevdiğini söyleyen adamların öfkesine kurban gitmişler.

Bunun bir çok sebebi olabilir. Sosyolojik etkenler, psikolojik etkenler, aile içi sorunlar, kişisel hırs, cinnet getirmek vs.

Fakat en temelde yetişme tarzımızdan kaynaklanıyor.

Son yüzyıldır Avrupa’daki yaşam tarzı hem bizim ülkemizi hem de İslam alemine hatta Dünyaya yayınlıyor. Kimi yeri az kimi yeri çok etkilemiş durumda. Avrupa daki kadın cinayetlerine bakın. Onların hayat tarzı bize yayıldıkça ahlak dışı sosyal hastalıkları da üstümüze yıkılıyor.

Yüzyıldan daha önce en fazla boşanma nedeni olabilecek sebepler şimdi cinayet sebebi oluyor.

Bahsettiğimiz yüzyıldan daha eski dönemde İslam coğrafyasında bütün kadınlar rahat gezebiliyorlardı. Hatta eşkıyalar bile kadınlara saldırmayı şerefsizlik olarak görürlerdi. Ne malına ne canına ne de ırzına ilişmezlerdi.

Yurdumuzda bir zamanlar yaygın olan kan davalarında, her iki ailenin erkekleri birbirini vururken, hiç bir kadına silah çekilmemiş.

Bunun en derin örnekleri Arabistan topraklarında da yaşlanmaktaydı. Burada Arabistan’dan örnek vermemin nedeni o dönemde eşkıyalığın en yoğun olduğu bölgede bile kadının nasıl güvende olduğunu anlatmak içindir.

Bazı kabilelerin hala cahiliye adetleri vardı. Mesela bir kabile diğer kabileyi basar, mallarına el koyarlardı. Bunu da övünç sebebi kabul etmişlerdi.

Bir kabile saldıran kabileye karşı kendi kabilesini savunurlar. Eğer başarısız olurlarsa kabileyi bırakıp kaçarlardı. Kadınları korumak için Hiçbir sey yapmazlardı. Çünkü bazı kuralları vardı.

Bu kurallara göre, hiçbir kabile başka kabilenin kadınlarına ilişmezdi. Kadınlar baskına gelen rakip kabilenin adamlarına hakaret de etse, vursa da kesinlikle karşılık verilmezdi. Kadınların ziynet eşyası bile çalınmaz hatta kadınlara özel odalara bile girilmezdi.

Bu kurala uymayıp bir kadının bileziğini soymaya çalışan bir genç, baskıcı kabilenin reisi tarafından eli kesilerek cezalandırılmıştır.

Son olarak kabileyi soyanlar kadınlara üç günlük erzak bırakıp sözde “ganimet” ile dönerlerdi.

Hırsızlık gibü büyük bir ahlak dışı hareket yapan insanlar, söz konusu kadın olunca kendi ölçülerine göre ahlak prensibi geliştirmişler.

Arapların yaşadığı İslam coğrafyasında uzun süre yaşayan, ünlü yazar Dixon dahi, kadınların emniyette olduğundan bahsetmiştir. Çoğu zaman eşini evde yalnız bırakıp iş gezilerine gönül rahatlığıyla çıkıp dönermiş.

Şimdi “modernleşmeye” doğru giden Suudi Arabistan bölgesinde sokakta tacizler başlamış. Katar, Somali gibi hala geleneksel yaşayan ülkelerde kadın tacizi vakaları görünmüyor. Fakat “modernleşme” adı altında Avrupai hayat hastalığı yayılır ise kadınların güvenliği tehlikeye girer.

Avrupa’da dinine bağlı toplumlarda kadın cinayeti ve taciz nispeten azdır. Fakat daha seküler yaşayan Fransa’da yıllık 600 kadın öldürülüyor. Sekiz kadından biri de taciz ediliyor.

Sokaklarımız mobese, polis ve bekçi gibi bir çok emniyet mensubu tarafından güvenlik altına alınıyor. Ama her evin emniyeti yani kadın güvenliği özümüze dönmekle sağlanır.

Yüzyıldır kendi kültürümüzden ayrı yaşamanın acısı…

Hayır dualarınızı esirgemeyin

Mustafa Erol

islamievlilik.net

Mustafa Erol
Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.