Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23 °C
Rüzgarlı

Kıt Beyin Tutarsızlığı

Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
05.09.2020
24
A+
A-

Es-Selamü Aleykum, sevgili okurlar

Geçenlerde YouTube’da ateist propagandası yapan bir kanalda, deist olmuş eski bir imamı yayımlamışlar.

Neden deist olmuş?

Kuran’da tutarsızlık lar varmış. Örnek olarak da Bakara suresinin 189.ayetini örnek gösteriyor: Şöyle ki : “Sana hilal halindeki ayları sorarlar. De ki: “Onlar, insanların ve hac vakitlerinin ölçüsüdür”. Evlere arkalarından girmeniz iyilik değildir; iyi kimse kötülükten sakınan kimsedir. Evlere kapılarından girin; Allah’tan sakının ki muradınıza erersiniz.”

Gördüğümüz gibi bu ayette, birbiri ile alakası olmayan iki konu sıkıştırılmış gibi görünüyor.

Kuran Uydurma Olsaydı

Bu konuyu izah edeceğiz. İzah etmeden önce şunu söyleyeyim. Kuran uydurma bir kitap olsaydı sıralı olaylar ile tefsirsiz izahsız sadece asrı saadet dönemine hitap eden bir kitap olarak kalırdı. İlim meclislerinde hadis ve sünnet ışığında değerlendirilen Kuran evrensel ve her çağa uygun bir rehber kitap olarak karşımıza çıkıyor.

Bizim bu hoca bozuntusu, Kuran’ı anlamayınca, kendi ilminin yetersizliğine vermiyor. Kuran’a tutarsız diyor.

Hilal Ay ve Hicri Takvim

Gel gelelim Bakara suresinin 189.ayetinin izahına:

Ayetin birinci kısmı: “Sana hilal halindeki ayları sorarlar. De ki: “Onlar, insanların ve hac vakitlerinin ölçüsüdür”. şeklindedir. Burada bir çok dini günümüzü ve Oruç gibi ibadet vakitlerini ay ile tayin edeceğimiz açıklanmıştır. Hatta tarım yaparken bile ayın durumuna göre dikkat edilmesi gereken esaslar varmış.

Burayı anladık. Gelelim ikinci kısma:

“Evlere arkalarından girmeniz iyilik değildir; iyi kimse kötülükten sakınan kimsedir. Evlere kapılarından girin; Allah’tan sakının ki muradınıza erersiniz.”

Cahiliye Dönemi

Cahiliye dönemi Araplarında bazı batıl inanançlarla, ibadet gibi evlerine bazen iş hayatındaki başarısızlıktan dolayı anlaşılacağı üzere bazen de ayın durumuna göre, evlerine arkadan girerlermiş. Bu ayette hilaller tarif edildiği gibi bazı cahiliye alışkanlıklarından da vaz geçilmesi emrediliyor.

Sahabenin veya diğer insanların, Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) ‘e sordukları sorulara göre inen ayetleri incelerken hangi soruyu nasıl ve ne için sorduklarında da öğrenmeden ayetleri izah etmeye kalkmak cahilliktir. O sorulara ayetle verilen cevap hem o sorunun muhataplarına cevaptır. Hem de diğer Müslümanlar için evrensel mesajlar içerir.

Cevaplar

Bu ayetin iki kısmı tutarsız değildir. O ayetin sebebi olan soruya geniş bir cevaptır.

1. Cevap: Hilalleri cahiliye dönemindeki gibi batıl inançlarını alet ederek evlere arkadan girmeyin.

2. Cevap: İş hayatında yaşadığınız olumsuz durumlarda, kimseye görünmemek için özellikle gece vakti, evlere arkalarından girmeyin.

3. Cevap: İş hayatındaki huzursuzluğu eve taşımayın.

4. Cevap: Başkalarının evine izinsiz girmeyin.

Sonuç Olarak

Bu ikinci kısma bakaraktan diyor ki o cahil imam: “Hilallerin vakit ölçüsü olması ile evlere arkadan girmenin ne alakası var. Demek ki Kuran uydurma.”

Biz de diyoruz ki: “Allah Kuran’ı azimüşşanı senin keyfine göre mi indirecekti? O kadar alim varken birine sorsaydın ya. Kendini mahvetmişsin bari başkalarına bulaşma.

Kuran Cevabı

Bu türlü kalbini kurum bağlamış adamlara izah yapsan, kendine göre tutarsız görünen başka bir ayet çıkarıp önüne koyarlar. Kuran onları şöyle tanımlıyor: Ali İmran suresi 7.ayet : “Sana Kitab’ı indiren O’dur. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab’ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek pâyeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.”

İşte bu “müteşabih” ayetlerin peşine düşerek akılsızlıklarını ve kalpleri kirini dışarı vuruyorlar.

Son Söz

Dinimiz hayatımızın bir çok yerinde tutatarlı olduğunu göstermiş. Bir de bunlara yakinen şahit olmuş insanlar fındık kadar akıl ile Kuran’ı ve dini inkar ediyorlar. Allah (c.c.) bizi uzak etsin.

Hayır dualarınızı esirgemeyin

Mustafa Erol

islamievlilik.net

YAZARIN SON YAZILARI
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.