Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Gök Gürültülü

Namazdan Sonra Çekilen Tesbih

Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
18.07.2019
14
A+
A-

Es-Selamü Aleykum, sevgili okurlar,

Konunun önemine binaen plan dışı olarak bu makaleyi yazmayı uygun gördük.

Bir arkadaşım merak etmiş, imamın birine sormuş: “Namazdan sonra tesbih çekmek gerekir mi?” (33’er subhan Allah, elhamdülillah, Allah ü Ekber)

İmam ise cevaben: “Gerek yok. Zaten namaz içinde o zikirler yerine geliyor.”

Bu imam hatasını kabul etmedikçe büyük vebal altındadır.

Ne demek gerek yok?

Gerek olmasaydı Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) sahabesine öğretir miydi?

Üstelik iyice öğrensinler diye sesli yapmış.

Madem gerek yoktu, gelmiş geçmiş bu kadar alim ve evliya namazdan sonra sıkı sıkıya bu sünnete uyarlar mıydı?

Madem ki gerek yok, Anadolu Türk Müslümanlar, insanlar bu zikirden vaz geçmesin diye, her vakit namazın bir parçası haline getirirler miydi? Yoksa tesbihat tek başına yapılır. İnsanlar bu sünnet olan zikre tutunsun diye toplu tesbihat Anadolu coğrafyasında başlamıştır.

Farz namazlardan sonra yapılan dua ve zikrin feyzi çok yüksektir. Manevi güçlenmeyi hızlandırır. İbadetlerde gevşekliği önler. Daha başka hikmetleri de vardır. Ancak bu kadar izah yeter.

Hangi dervişin tekkesinde hangi zikir yapılırsa yapılsın, Hz. Muhammed ‘in (s.a.v.) doğrudan öğrettiği bu tesbihata denk gelmez. Çünkü Allah’a (c.c.) kulluğumuzu sunduğumuz farz ibadetleri nefsimizden koruyan sünnet ibadetlerdir.

Hiç kimse sünnet ibadete gerek yok diyemez. Hele hele bir din adamı hiç diyemez. Hem sünnetlere bağlılık, mahşerde Müslümanların ve Peygamberimizin bizi daha kolay tanımasını sağlar.

Bir din adamı hangi şartlar altında sünnet ibadetlerin terk edileceğini söyleyebilir. Ancak kesinlikle “Gerek yok.” diyemez.

Dinimiz İslam’da birinci öncelik farzlardır, ikinci öncelik sünnet ibadetlerdir. Sünnet önemsiz değildir.

Neyse?

Hayır dualarınızı esirgemeyin

Mustafa Erol

islamievlilik.net

Tesbihat ve zikir hakkında ayrıntılı bilgi için:

Zikir ve Dereceleri

Yazımızı bakabilirsiniz.

YAZARIN SON YAZILARI
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.