Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Az Bulutlu

Tecavüz İğrençliği

28.04.2019
182
A+
A-
Tecavüz İğrençliği

Bugünkü yazımda güzel ve hoş konulardan bahsetmeyi çok isterdim. Fakat İstanbul Küçükçekmece’ de yaşanan akıl almaz olayı bir türlü unutamıyor ve aklıma geldikçe insanlıktan utanıyorum.

Ben hiç civcive yeltenmeye çalışan horoz, ya da yavru kuzuya yeltenmeye çalışan koç, buzağısına sarkan öküz görmedim. Ama küçücük çocuğa yeltenen insan müsveddelerini gördükçe, duydukça içim parçalanıyor.

İnsanlığın nereye gittiğini, bu mevzuların günümüzde neden bu kadar arttığını düşündükçe aklıma şu soru geliyor. Belki de eskiden de bu olaylar oluyordu ama gün yüzüne çıkmıyordu. İletişim çağında, her yerde kamera sistemlerinin oluşu, bilginin çok hızlı yayılabiliyor olması bu tür olayların çabuk ortaya çıkmasına neden olmakta. Bu masumlar için gayet iyi bir durum. Tarih tekerrürden ibarettir sözünde doğruluk payı varsa, o zaman bu tür olayların oluşma yüzdesinin şimdiki zaman ile aynı olduğunu farz ve kabul etmek lazım. Bur da acı olan şu ki, geçmişte kim bilir kaç tane tecavüz vakası oldu. Kim bilir kaç yavrunun canı yandı, hiç kimselere söyleyemeden, tecavüzcüsü ise kimseye hesap vermeden bu dünyadan göçüp gittiler. Böyle bir istatistik olduğunu düşünmek bile içimi parçalamaya yetiyor.

Bu dünyaya hepimiz çırılçıplak geldik. Ne kıyafetlerimiz vardı, ne paramız, ne pulumuz, nede yatlarımız ne katlarımız. Herkes eşit olarak en azından fiziksel ve fizyolojik anlamda eşit geliyor dünyaya.Doğumsal farklılıkları, sakatlıkları da kabul ettiğimizde bir şekilde aynı geliyoruz. Hepimizin bu dünyadan eşit şekilde faydalanma, kaynakları beraber kullanma, saygılı, mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamaya hakkımız var. Ama hayat öylemi, fakirin gittikçe fakir, zenginin gittikçe zengin olduğu ve adaletin neredeyse olmadığı bir dünya karşılıyor bizi.

O tecavüze uğrayan çocuğunda hayalleri vardı, o da toplum içinde birey olarak sağlıklı kişisel gelişimini tamamlayıp, zamanı geldiğinde evlenecek, yuva kuracaktı, ailesine ve topluma katkıda bulunacaktı. Ne oldu? Paramparça olmuş bir psikoloji, darmadağın olmuş bir beden ve hayatının sonuna dek bunun acısı onun psikolojisinde yer edecek ve belkide unutamayarak bu durumu yaşamaktan bile vazgeçmek isteyecek…..

Söz konusu durumun benzerlerini medyada çok gördük, duyduk ama ne yaptık? Tecavüz potansiyeli olan insanlar hala aramızda dolaşıyor? Diyeceksiniz ki ne yapalım? Kendi tedbirlerimizi almak zorundayız. Çocuklarımıza daha çok sahip çıkmalı ve geleceğimizi emanet edeceğimiz bu insanları doğru yetiştirmeliyiz.

Şunu unutmayın!

  • Dünyaya getirdiğiniz her çocuğun potansiyel bir tecavüzcü, bir suç makinesi olma riski var. Kimse çocuğuma toz kondurmam demesin. Ağaç yaşken eğilir. Çocuklarınızın arkadaşlık yaptığı çevreyi iyi takip edin.
  • Çocuğunuza hassas ve özel bölgelerini anlatın. Buralara dokunabilecek kimseler hakkında bilgi verin.  Bununla ilgili internet te pedagogların eğitim videoları var çok rahat konu ile ilgili eğitim videolarına ulaşabilirsiniz.
  • Tecavüz bir insanlık suçudur ve insanlık suçu işleyenler asla affedilmemelidir.
  • Tecavüzcülere vatan hainlerine mutlaka devlet eliyle ölüm cezası verilmelidir. Toplumun sağlıklı ve mutlu bireylerden oluşması için insanlık suçu işleyenlerin, vatan hainlerinin toplumdan ayıklanması gerekir.
  • Çocuğunuza islami çerçevede mutlaka cinsel eğitim verin. Cinsel eğitimi yanlış kişilerden, yanlış yerlerden öğrenen çocukların cinsel sapkın davranışlar sergileyebilecek potansiyelde bireyler olma riskini taşıdığını sakın unutmayın.

Bir de insanımız bence şu yanılgı içerisindeler, ben çalıştım, işimi kurdum, evlendim, tamam konu kapandı. Ev işleri de, çocuk yetiştirmek de hepsi kadının işi, Ben eve ekmek getiriririm. Akşamda keyfime bakarım.

Yok öyle bir dünya evlendikten sonra asıl iş ondan sonra başlıyor. Evliliğin toplumsal sorumlulukları da var. Eğer sen evlenip çocuk sahibi olduktan sonra çocuklarını islama, kendine ve topluma faydalı birey olarak yetişmesini sağlamak adına bir şey yapmıyorsan, evliliğin toplumsal boyutundaki sorumlulukları yerine getirmiyorsun demektir. Bunu yerine getiremiyorsan evlenip, çocuk sahibi olup,  onları başıboş kendi halinde bırakmaya ve birer potansiyel tecavüzcü yada birer potansiyel tecavüz mağduru olmasına zemin hazırlayamazsın.

Özellikle çocukların daha mutlu olduğu bir dünya temennisiyle……

 

 

 

 

Okan YALÇIN
Okan YALÇIN
Bu sitenin kurucusuyum. Site konseptine uygun içerikler haricinde, hayata dair, şahsıma münhasır, makale, deneme, hikaye, kıssadan hisse, şiir vb. gibi paylaşımlarla aranızdayım.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.