Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18 °C
Gök Gürültülü

Veda Hutbesi Sırrı

Mustafa Erol
Es-Selamü Aleykum. 1978 Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Üniversite Kamu Yönetimi ve İlahiyat Önlisans mezunuyum. Dinimiz İslam'ı öğrendiğim kadarı ile anlatmaya çalışıyorum. Admin yakın bir arkadaşım. Beni makale yazmak üzere yeterli gördüğü için bana teklif etti. ALLAH (c.c.) kendisinden razı olsun. Önce tereddüt etmiştim, ancak İslam dinine hizmete bir yerden başlamak lazım. Yazılarımızı okudukça bizleri daha iyi tanırsınız. Allah (c.c.) sizlerden de razı olsun.
02.07.2020
80
A+
A-

Es-Selamü Aleykum, sevgili okurlar

“… Bu  vasiyetimi, burada bulunanlar,bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış  olur….

… Ey insanlar! Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her
insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum
yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden
kimse için mahrumiyet vardır…”

Veda hutbesi 100.000 den fazla sahabinin önünde Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) tarafından dile getirilmiş. Yani sahihler sahihi hadisi şeriftir.

O dönemin insanlarının bilemeyeceği şeylerden de bahsettiğini de veda hutbesindeki yukarıda paylaştığımız ilk paragraftan anlıyoruz.

Diğer paylaştığımız paragrafta “Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir.” cümlesi dikkat çekiyor.

Normal evlilik veya zina durumunda çocuk kime aittir biliniyor.

Zina olmadan, evlilik içi doğumda mirası hak eden evlatlar ifade edilmiş. Bu zaten bilinen bir şey ise neden Hz. Muhammed (s.a.v.)” Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir.” cümlesi kullanmış?

Bu soru kafamızı kurcaladı.

Zina olmadığı halde “başkasının olarak doğabilecek çocuk” şeklinde bir duruma mı işaret ediyor?

Böyle birşey nasıl olabilir, bunu inceleyelim.

***

Yaşadığımız dönemde çocuk sahibi olmak sadece doğal yollarla olmuyor. Laboratuvarlarda da ana rahmine aşılanan döllenmiş yumurtalarla çocuk sahibi olunabiliyor.

Bir diğer durumda da taşıyıcı annelik mevzusu var.

Çocuk sahibi olamayan çiftler laboratuvara başvuruyor. Eğer kadının ana rahmi çocuk sahibi olmaya müsait değilse taşıyıcı annelik yöntemi konuşuluyor.

Kadından yumurta, erkekten sperm alınıyor. Taşıyıcı annelik için gönüllü olan bir hanımla anlaşılıyor. Laboratuvarda döllendirilmiş yumurta taşıyıcı annenin rahmine enjekte ediliyor.

Zina olmadan başkasına ait olabilecek çocuk. Kadın hamile kaldı ve 9 ay sonra doğum gerçekleşti diyelim; bu çocuk dinen kime ait.

Acaba, veda hutbesinde bu duruma mı işaret edildi? Vesselam…

Hayır dualarınızı esirgemeyin

Mustafa Erol

islamievlilik.net

YAZARIN SON YAZILARI
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.